Thursday, November 23rd, 2017

Zaman öyle de geçiyor Hayat böyle de bitiyor

Eylül 30, 2011 by  
Filed under O ve Z nin Hikayesi, Son Eklenenler

Sabah kalkerken kafamı hemen başucumda duran fiskos sehpasının kenarına çarptım.  O nasıl çarpmaysa sehpa peteğe doğru sabahın köründe dank diye gürültüyle çarptı ve hemen üzerinde duran kitabım da enseme doğru düştü. Dengemi kaybedip yere düşer gibi olup ellerimle kendimi frenlemeye çalışıyordum ve gözlerime bir şey girecek hissiyle sım sıkı kapattım. Anlayacağınız sabah sabah ne oluyoruz adrenaliniyle gözlerimi açtım. Güvenle yere oturduktan sonra eyvah şişecek şimdi telaşıyla elimi sol gözümün üzerinde gezdirdim.  Hissettiğim içten yanma dışında bir şey değildi.  Saat kaç ki merakım doğdu ve baktığım da sabah 4.37’yi gösteriyordu.  Sonra gülümseten bir şey duydum.  Yağmur’u…

Yatsam uyurdum belki ama bitmiş uykum deyip çay suyuna hadi dedim. Geçtiğimiz günlerde oturamayız artık diye düşündüğüm balkonda tuttuğum masa mı sandalye mi erken kaldırdığımı fark ederek başka pratik seçeneklerle kendime yağmurda kahvaltı lüksü sundum.  Tüm şehir uyuyordu ve ben hala kaynamaya devam ediyormuş gibi duran bir kupa çayımla düşünüyordum.  Arada da iki dilim kepekli ekmekten yaptığım tostumla bütünleşiyordum.  Gülümsüyordum, izliyordum ve hiç ses çıkarmıyordum…

O bazen hızlandı ben üşümediğimi fark ettim, O yavaşlar gibi yaptı ben çayımı tazeledim, O günün aydınlanmasını biraz puslandırıyordu ben vaktim daraldı mı merakını yeniliyordum, O gün aydınlanırken yeniden hızlandı ben güne hazırlık için içeri girdim…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir