Friday, November 24th, 2017

Yeniden Önce

Ekim 10, 2009 by  
Filed under Şah-Mat

Şanslıyım ki uzun yıllardır kira sorunu yaşamadan 60 m2’lik küçük, şirin ve sevimli evimde yaşayabiliyorum. Şehir merkezine yirmi kilometrelik uzaklıkta tokinin kalıcı konutlarında yedi yıl oturduğumuzu şaşırarak hesapladım. Hâlbuki daha dün gibiydi. Yine Ekim ayı idi şehir merkezinden uzak olmasına rağmen kira ödememek ve iki kişilik hayatımıza zorlaştırmayacağını düşünerek taşındığımız evimiz. Özellikle geniş evlerde yaşamaya alışkınlar için bu tür evler alışma süresini uzatıyor. Çünkü on adımda tüm evinizi dolaşmış oluyorsunuz. İşten vakit bulup evimi temizlemeye fırsatım olmuyor gibi yakınmalar söz konusu da olmuyor. Evin kapısını açıp içeriye baktığınıza salonunuzu yatak odanızı ve mutfağını görüyorsunuz.  Dağınık biriyseniz toplama alışkanlığı kazanıyorsunuz çünkü sürpriz misafirleriniz için hazırlıklı olmak zorundasınız.  İşin tatlı yanı bu. Ama tüm sevimliliğine rağmen sorunları bitmedi. Düşündüğüm gibi yaşamak isterim ve yaşam alanıma müdahale edilmesine sinirlenebilirim. (Komşu bakımından) Gece hastalandınız ve arabanız yok ise kesin öldünüz. Eviniz soyuldu polis ekipleri gelene kadar bir kaç daire daha rahatlıkla soyulabilir. Belli bir saatten sonra evden çıksanız da ulaşım sorunu yaşarsınız.  İşte bu gelgitler ve şehre uzaklık vs vs derken bu minik evi satıp yerini daha kullanışlı bir evle değerlendirme fikrini benimsedik ve artık bu evle maceramız bitmek üzere.

 Birkaç güne yeni bir yaşam alanına geçiş yapacağız. Onun tatlı heyecanı sarmış durumda beni. Ama evin bu boşalan, kutulara yerleşmiş, ayak tıkırtısını daha çok veren, gülen resimlerin duvara bıraktığı izi gösteren, sıcaklığını kaybetmiş halini küskün buluyorum. Onca sinir edici meseleye rağmen sevmişim meğersem. Yeni ev, yeni eşya ve yeninin tatlı heyecanı bile bastıramıyor üzerimde ki garip hissi. İnsan hiç önemsemediklerini daha çok seviyor demek ki. Küçük olduğu için modüler mobilyanın gençlik aşısı görevi görmesi çabası tabi. Burnumun ucu üşüdü bu yüzden belki de. Hastayım şimdi. Yatıyorum. Ev çok sessiz ve buz gibi. Çünkü hayat belirtileri toplanmış durumda. Bir hafta içinde anahtarını yeni sahibine teslim edilmek üzere hayal ediliyor sık sık pabucu dama atıldı ya. Alışırım nasıl olsa biliyorum sonra bir zamanlar diye bahsedilir fotoğraflarda en çok oğlumun paytak yürüyüşünden, ağzı burnu kirler içinde yemek yemesinden, yanağına sevgi dolu öpücük anından küçük küçük yansıyan gözüktüğü zaman. Bana sonsuz neşe ve mutluluk verebildi bu ev. Sıra kiminse onu da neşeli olarak selamlamasını dilerim. Ha unutmadan sdettir ya ev hediyesi kabul edilir : )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir