Friday, November 24th, 2017

Varlık ve Piçlik – Hakan Akdoğan

İlk cümlem ne olmalı nasıl başlamam gerektiği konusunda son birkaç dakikadır düşünüyorum. Baktım ki bu kadar düşünüyorum kendi kendime dedim ki içinden geldiği gibi başla nasılsa cümleler sonrasında akıp gider. Düşüncelerim biraz toparlanmaya başlayınca sakince Derman’ı düşündüm. Kendi yitirilmişliğinde ki tepkisini,  ölemediği için hiç olmayacak otopsi raporunda yazılamayacak gerçekleri, ikizleri, Peri’yi, babasını, radyo programından ulaştığı diğer insanları…

Tükenmişliğine takık, varoluşuna takık, ölememeye takık, sevilme ihtimaline takık Derman’ın derin hikâyesiyle takık kafalar yüzünden ya da takık kafamız yüzünden bir gün olabileceklere kendimizden bile sakladıklarımıza ne kadar yakın olduğumuza çok güzel bir örnek. Çok sevdim kitabı ve okuduğunuz kitaplara kendinizden izler bırakmayı cümlelerin altını çizmeyi seviyorsanız Varlık ve Piçlik kitabı tam bu türden bir kitap. Hatta hemen şimdi kitap içinden harika bir cümleyle devam etmem gerekirse “Kişinin gerçek ölümü kendi ölümüyle değil, onu taşıyan son kişinin ölümüyle olur. Ondan kalanları anlamdıracak kimse kalmadığında dünya da bir izden çok bir lekeye dönüşür.” Bu cümleye vuruldum çok sevdim ve üzerine sessizce düşündüm.

Kitap sayfa sayısı bakımından az duygusal doygunluk bakımından kocaman bir kitap. Keyifle okudum keyifle kitaplığıma ekledim kitabı.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir