Thursday, February 9th, 2012

Ünzile, Erkek Koynunda Kalan Ölü

Nisan 28, 2010 by  
Filed under Şah-Mat

Bir talk show programından ekrana yansıyan kahkahalarla tartışılan, ben medeni kadınım topluma cinselliği konuşmanın utandırıcı bir konu olmadığını öğretiyorum cıvıklığında anlatılan, işlevi mi, boyutu mu basitliğine sıkıştırılmış dengedir cinsellik. Bahsettiğim kendisini sevmediğim için adını yazmadığımla, başka doktor yokmuş gibi bize cinselliği öğrettiğini sanan Haydar Dümen’dir. Öyle ki aşılmaz, insan bunun için yaşar örf ve adetlerimizin sertliğinde, bir zamanlar büyük gazete dediğimiz isimlerde bile konuk olmuş, okuyanlarında acaba nasıl geri zekâlıca sorular sorulmuş merakından gazetelere saldırdıkları dönemden bugüne bir arpa boyu yol alamamış, toplumun anormalliğine örnektir anlattıklarım. Derin, tartışılası ve birçok sebeple daha da mide bulandırıcı hal aldığından rahatsızım.

Bir alt yapı sorunudur gidiyor ülkemde. Kadın günlerinde, erkek sohbetlerinde, dini gerekçelerde, örflerimiz adetlerimiz Allah’ın emri beyazında aranan kırmızı renkte, merakın daha da ilerlemesiyle hayvan anüslerinde… Herkes kendi gruplarında konuşuyor, anlatıyor kendine göre kurallar belirliyor ama yine de bilme hakkını yasak kılıyorlar. Oysaki hiç katılmayışım da saçma buluşumun da en önemli sebeplerinden biri kadın günlerinde ne yapıyorlar ki? Cinselliği konuşuyorlar. Ya her zaman yapıyorlardır yapılan tam olarak neyse ya da yapılan kadın oluyorlardır. Oysaki eylemin yapılması normal anlatılması anormaldir. Çok anlatan yalan söyleyendir zaten ve bu zihniyetin yetiştirdiği çocuklardır alt yapı sorununu derinleştiren.

Kız çocuğunu ahlak bekçiliğine iterken, on beş on altı yaşlarında ki erkek çocuklarına her türlü kapıları açan aynı zihniyettir. Bu kapılarının açılmasının verdiği rahatlıktan oğlum istediğinde vereceksin amaçlı kadınlar eğreti gelinlikler yapmış, bir erkeği paylaşmayı yine kendi kendimize sevmiş, erkeklere sevdirmiş, onlara tapıp kendi oluşturduklarımızla yıkımı hızlandırmışız. Her türlü cinsel deneyimi yaşadıkları kadınlar arasında temiz dediklerini aramaya devam etmişler, hakları varmış gibi beklentilerinin olmamasını namus cinayetleri adında birleştirmişlerdir. Deneyim kadınlarla yaşandığına göre ve herkes de yaşamak istediğine göre eee demek istiyor insan. Kötü kadın olanlar ise dinsizin hakkından imansız gelir demiş jinekolog doktorlarının fiyatlarda bile karaborsa haline getirdikleri yamama kültürü gelişmiştir.

Göz kırpmış olabilir senin kızın kulağını bükmeyi sakın unutma, merhaba da demiş galiba laflarını emir kabul edip yavrusunu diri diri toprağa gömen babaların, gelinlerine tecavüz hakları varmış gibi beni baştan çıkarttı sözleriyle aşüfte, kahpe, o…pu arınmasında metresleri hoş görülsün maksadıyla destekçi alkışı da gördüğümüz aynı düzenin alt yapı sorunun diğer maddelerine örnektir.

Bir kız çocuğu dünyaya gelir. Yaşama hakkı karşı cinsi kadar eşittir.  Fiziksel olarak daha çabuk gelişim gösterir doğru. Ama bu atlayıp, zıplayacağı koşacağı dizlerinin yara bere içinde kalacağı bir zamanda sen kızsın yavaş koş, çok zıplama, eteğini açma, otururken bacaklarını kapa, betona oturma, oğlanlarla konuşma, oğlanlara bakma, onlara dokunma baskısında yaşayamadan büyümesi anlamına gelmez ki. Hem cinslerime sormak isterim beş altı yaşlarında bir çocuğun oynarken kilotonun gözükmesi mi anormaldir yoksa gördüğüne ağzının suyunu akıtmak mı? Üstelik oyun çağında ki çocuklarımıza hiç yakışmayan uzun etekleriyle küçük kadın olmaya hangi gerekçeyle zorluyoruz. Aynı kadın ya da kadınlar her insanın eşit olduğunu, insanlara art niyetle bakmamak gerektiğini, insanların bir takım doğuştan gelen özellikleri yaşamasının doğru zamanda olması gerektiğini, zorlamanın ve barbarlığın ne kadar haince bir davranış olduğunu anlatıyor mu? Üstelik toplumda en önemli sorunlarından biri erkeklerin oturmayı bilmemesidir. Bacaklarını açarak oturan kız çocuğuna derli toplu otur uyarısı erkek çocuklarına da yapılsaydı karşılıklı oturmak zorunda olduğunuzda son derece rahatsız olunan bir manzara çıkmazdı.

Tecavüz eyleminin ve tecavüz mağdurlarının çığ gibi büyümesi bir yandan, bunlara saçma sapan açıklamalarla neredeyse mağdurlar için erkeklere kendilerini göstermişler, onları tahrik etmişler gerekçesiyle ceza kesilebilecek kadar anormal sistemin içindeyiz.  Ünzile şarkısının gerçek hikâyeleri çığ gibi büyümekte. Gelişimini tamamlamamış çocukların çocukları, çocuklarını mal gibi satan insan dışı mahlûkları, karısıyla beraber olduktan sonra banyoda bıraktığını söylediği spermli bezi üvey kızının taharet alırken sürmüş olabileceğini ve bu yüzden hamile kalabileceğini akıl edecek kadar geniş düşüneni, bu genişin yanında kocama güveniyorum şerefsizlerini aklımın bir köşesinde defalarca lanetlesem de öldürsem de türlü küfürlerle hırsımı alsam da nafile çünkü her şey yamalı zihniyetin içinde.

Anneyim. Neredeyse 4 yaşında bir erkek çocuk annesiyim. Sorumluluğum büyük. Her zaman onunla dürüstçe, anlayabileceği kadarını paylaşarak öğretmeye çalışmakla ve topluma kazandırmakla yükümlüyüm. İnsan olmanın muhteşem duygusunun gerçek insanı duyguları taşıyanların sahip olabileceği bir dünyanın yaşama alanı olsun istiyorum.  Hiç bilmediği duygunun bastırılması için kullanılan çocuklar, ya benimsin ya toprağın şaklabanlığında ziyan olan genç kızların olmadığı bir dünya olsun istiyorum. Her zorla sahiplenme hikâyesinde kalbim çok acıyor; bir hiç uğruna ömrü boyunca kaldırılamayacak yüklerle perişan edenlere ise lanet yağdırıyorum. Lütfen değişin artık. Lütfen kadınlar,  geleceğe sahip çıkın.

“Ünzile, Erkek Koynunda Kalan Ölü” için 7 cevap

  1. Derya diyor ki:

    Ne diyeceğimi şaşırdım desem inanırmısın Serap’cım. Baştan sona nasıl bir özetlemedir bu. Okurken bile etkilendim. Kalemine sağlık arkadaşım.

  2. Hakan Yılmaz diyor ki:

    Uzun uzun anlatmış olmana rağmen kilitli kaldığım bir konu. Nasıl bakmışsın nasıl anlatmışsın. Kalemine,yüreğine sağlık…

    Toplumu büyük ölçü de meydana getiren kadınlara ayna tutmuş eğreti gelinler detayınla güzel tespitte bulunmuşsun. Tecavüzler aldı başını gidiyor. Erkek olarak utandığım konulardan. Daha temiz bir toplum git gide hayal olacak gibi…

  3. oksit diyor ki:

    İnsan olmaz dediklerinin onlarca katını yapan mıdır?
    Yâda küçücük bedenlerde olmaması gerekenleri yapmak mıdır 5 dakika öncesinde kız kardeşini sokakta bir erkekle görüldü diye eve hapsedip Dakikalarca döven ve sonra hiçbir şey olmamış gibi komşunun küçücük kızına yan gözle bakan mı? toplumun kanayan yarası gizlenen ama bir o kadarda ortada olan bu durum insanların tüylerini diken diken ederken birileri hala bu saniyelerde kimi bilir kimlerin canını yakıyor .Kim kimin boğazında kim kimin namusunda aklımızdan geçenler ekmek kavgası yada hayata tutunma iken bu sapkınlıklar da neyin nesi nasıl bir vicdanın anne babasıyız nasıl bir vicdanın çocuklarıyız .Kabullenmek ve tamam ben kızımı salmam dışarı demekle olmaz bunlar.Olmuş bitmiş diye de kenara çekilmemeli insan .

  4. hayriye diyor ki:

    aklı almıyor insanın bahane arıyor gibiler suç işlemek için. sanki biri bir şey yapsada biz de faydalansak. zihniyet böyle iken zor artık yaşamak buralarda.ya da her yerde bilemiyorum.

  5. YediTepe diyor ki:

    İçinden seçilmeye değer ne çok cümleniz var. Günümüzü özetlemişsiniz. Korku içinde yaşamaya başladık. Kızım var ve bir erkek olarak birinin ona zarar verebilme fikrine bile dayanamıyorum. İşimiz zor biliyorum ve kötülüğün kimden geleceği belli değil. Gelecekten umutsuzum.

  6. h1n1 diyor ki:

    Oldukça kuvvetli olmuş bu yazı, hem kelimeler hem duygular olarak. Çok dolu olduğum bir konuya değinmişsin. Bizim en büyük derdimiz, çocuk yetiştirebilecek ebeveynler yetiştirmekten uzak oluşumuz diye düşünürüm…Gittikçe daha batıyoruz bu çamurun içine. Çocukken ne görürsen onu verebilirsin kendi çocuklarına da. Yeni yetişen nesil ne verecek çok merak ediyorum, yoksa daha hiç bir şey görmedik mi? Neyse, canım sıkkın zaten.

  7. Kayipsehirler diyor ki:

    Umarım her birimiz bilinçli anne ve baba olabiliriz…toplumları değiştiren ve geliştiren egitimdir
    eskiye dair hataların göz önünde bulundurularak bilinçli erkek ve kendine güvenen kadınlar yetiştirmek
    bizim elimizde…sevgiler.

Bir Cevap Yazın