Ana Sayfa » romanlar » Son YazIlar:

Düşten Gerçeğe

Eylül 8, 2009 Kişisel Bir Şey 2 Yorum
Düşten Gerçeğe

Bir Gece genç kadını uyku tutmaz. Geçmişe dönüp, içinde kendisini yönlendiren sesin geldiği güne döner. Gözleri açık,bir köşeye sabitlemiş olduğunun farkında bile değildir. Gözlerinde yaşamaya başlamıştır geçmişini.

Bir anda:

Hayatının en anlamsız işlerinden birini yaparken merdivenlerden küçük bir ofise doğru çıkarken kendisine sunulan hediyeyi bulmanın şaşkınlığını yaşar. Hayalinde bile o zamanlar şimdiden daha da genç olduğunu ve üzerinde kırmızı bir kazak olduğunu anımsar. O dakika bilir hayatının bir anlam kazandığını. Bir kuvvet sanki onu düşündürmüştür. Düşünmesi ile birlikte adını koyamadığı bu durumundan korkmuştur. Yanaklarında tatlı bir pembelik ve merdivenlerin hemen sonunda kapısı olmayan küçük ofise adım atış. “Hey ne oluyor kalbim sana?” derken işte karşı karşıya gelirler. “Ne olacak şimdi?”. Genç adam bir şeylerle meşgul olduğu masadan başını sağa doğru çevirir ve ilk kez karşılaşan sıradan insanların yaptığı gibi kısa ve net bir cümle ile “ Birine mi bakmıştınız?” der. Yine gelen basit bir cevap “Şu kalemi çekmeceye koyar mısınız?”. Bu kadar her şey bu kadar. … DevamInI Okuyunuz

ŞİFA NİYETİNE

Eylül 1, 2009 Kişisel Bir Şey 8 Yorum
ŞİFA NİYETİNE

Ustasından “aferim” almaya kararlıydı bugün. O, gelmeden önce dondurmanın ön hazırlığını yapacaktı. Bir yandan da endişeleniyordu. Dün üçyüz kilogram alınan süte şöyle bir baktı ve kendi kendine altmış kilogram kadar sütle denemeye karar verdi. Çünkü ; ustasının yardımı olmadan ilk kez deneyecekti ve onca sütü ziyan etme endişesi taşıyordu. Hemen koca bir kazan içinde duran sütten beş litrelik ölçü gösteren bir kapla altmış litre olabilecek kadar sütü ayırmaya başladı. Ustası gibi kazanın üzerine temiz bir tülbent serdi ;gözden kaçabilecek küçük toz, tüy parçaları için bir önlemdi. Ustası olsa göz kararıyla ayırırdı ama onun da kendisini bu denli yetiştireceği zamanları olacaktı. Diğerine göre küçük ama altmış litre sütü rahat alan kazanı ocağın üzerine koydu. Üzerindeki tülbenti aldı “birazdan yıkarım” düşüncesiyle temiz lovabanın içine attı. Süt biraz ılıklaşınca içine koyacağı şekeri, kullanacağı sahlep miktarını ayarlamak istiyordu. Bu gün bu işi mutlaka bileğinin hakkıyla yapmak istiyordu. … DevamInI Okuyunuz

İKİLİ

Ağustos 26, 2009 Kişisel Bir Şey 4 Yorum
İKİLİ

Elleri titremez nedense. Katlar kağıdı ve güzelce yerleştirir renkli olmasının bir önemi varmış gibi toz mavisi seçtiği zarfın içine. Üstüne; içindekilerin hikayesini sindirecek isme armağan edilecek, çarpraz bağların olmadığı düzlüğe adını yazar, sanki yaşam alanlarında bir başkasının gölgesi varmış gibi. Bembeyaz çarşaflarla kaplı yatağa bırakır. Beyaz ve mavinin sıcacık uyumuna bakar genç adam ve bu kadar sıcak bir uyumla armağan edilen yeni başlangıçı düşünür. Utanır birazda…

Çekip gider…

“Üzgünüm!

Keşke çok daha anlamlı çok daha sevecen bir cümle ile başlayabilseydim anlatabileceklerime. Dürüstlük hatırına katlanmaya çalıştığım ikili gidiş gelişlerim bitirmek üzereydi beni ve sen bana gitme demezsin belki diye korktuğumdan kalemi elime aldım. Cesaretimin olmayışını ayıplama ne olur. Belki inanmayacaksın ama benliğimde pis bir karın ağrısıyla yaşıyorum devamlı. Hep kaçışlarım vardı ve hep kaçmalarımı ima eden haraketlerim. … DevamInI Okuyunuz

Balkon Günlüğü

Ağustos 21, 2009 Kişisel Bir Şey 2 Yorum
Balkon Günlüğü

Yıllar geçmişti genç çift diye anılmalarının üzerinden. Artık sağlıklarında ki sorunları saymazsak ne Nurdan Hanım ne de Arif Beyin yaşamların da kayde değer bir şey olması beklenemezdi. Biricik yavruların ölüm haberi yıpratmıştı. Keşke yaşayabilseydi. Keşke büyüdüğünü görebilselerdi. Gözlerinin günün birinde kapanacağını bilir ve birbirlerini yanlız bırakma fikri içlerini ürpertirdi. Keşke bir çocukları daha olsaydı.

Mahallenin pek meraklı çifti olmuşlardı. Balkon sefalarına konu komşunun geleni gidenini, saçını makyajını, karı koca tartışmalarını kendilerince değerlendirir; kendilerince bundan değişik bir keyif alırlardı. Nurdan Hanım için neyse de Arif Bey zaman zaman bunu nasıl yaptığına şaşırırdı. Göbekli meraklı bir adam oluvermişti. Mahalleli kabul etmiş, bu hüzünlü iki yüzü çok sever olmuştu.

Her zaman oturdukları balkonlarında bu gün hava ılıktı. Son baharın en sevilen yanı buydu. Terletmezdi, ama üşütmezdi de. Tatlı tatlı sohbet ediyorlardı. Derin sohbetleri sürerken içinde eşya yüklü bir kamyonet hemen evlerinin karşısında ki apartmanın önünde durdu. Bakkal Ramiz efendinin yeni kiracısıydı. Gayrı ihtiyari bir şekilde karı koca yerlerinden balkon korkuluklarına doğru eğilip geleni gideni iyice görmek isteyerek hareket ettiler. … DevamInI Okuyunuz

Site ici Arama:

E Posta Abonelik:

E Posta Adresinizi Giriniz:

Tüykalem Facebook

Birazda Müzik :)

Here is the Music Player. You need to installl flash player to show this cool thing!



Kütüphanem

Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

Mart 8, 2010

Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

Aşka dair sığ ya da coşkulu yürek tarifini okumak her zaman keyifli değildir. Çünkü insan yaşadığını kendi bilir ve ne kadar anlatmaya çalışırsa çalışsın bir noktada tıkanıp kalacaktır hissi oluşur fikrimde.  Fedakârlığı bazen çok saçma, bazen çok gereksiz, bazen de anlamayan taraf için sorun teşkil ettiğinden iç karartıcı bulurum. Fakat bu sevda hiç sıkmadı.
İçine kapanık, [...]

Yolda Üç Kişi – Tuna Kiremitçi

Mart 5, 2010

Yolda Üç Kişi – Tuna Kiremitçi

Bazı kalemlerden çıkan kitaplara okuma isteği duyamıyorum. Bazen hediye edilip bir kenarda hatır için tutulur bu kitaplar, ya da emri vaki yapılıp “mutlaka oku” uyarısına ağzı büktürme ile kalsın bakalım söz vermiyorum iletisi sunup daha da bir baskı oluşturursunuz üzerinizde. Birçoğunuzda vardır belki anlata anlata bitirilmeyince uzaklaşma ihtiyacı. İşte Tuna Kiremitçi bende kuptun iten tarafındaydı [...]

Şizofreni Yalnız Oynanmaz – Rahmi Vidinlioğlu

Mart 2, 2010

Şizofreni Yalnız Oynanmaz – Rahmi Vidinlioğlu

Cümleme nasıl başlamam gerektiğim konusunda kararsız kaldığım bir kitap. Alıştığımız, özellikle çok okuyanlar için ilk birkaç sayfada sonuna ulaşılabilinecek türden değil. Gerçekten farklı. Uzun uzun anlatmayı da kısacık cevapları da buluyorsunuz. Devrik cümleleri sevenler için çok başarılı. Zira ben bu tarzı gerçekten kendime çok yakın bulanlardanım. Üstelik okurken altı çizilecek, tekrar tekrar dönüp okunabilecek türden [...]

Son Yorumlar:

  • Tüy Kalem: mehbupcum yaş ilerleyince insan anlıyor demişsin ya işte çok haklısın. Olgunlukla birlikte sakin daha akılcı dönem başlıyor sanırım ve daha düşkün olm...
  • mehbup: Kardeş ne olursa olsun,çok farklıdır..Sıkıntında derdinde tasanda her zaman yanındadır..Yaş ilerledikçe daha çok iyi anlıyor.. Murat'ının kardeşinin ...
  • dağınık o"da: İnsanları olduğu yerden alıp başka bir yere götüren kitaplardan yani benim için öyle =) gerçekle hayalin kesişme noktası... Altı çizili cümleler ne ...
  • Tüy Kalem: Her ziyaretçi ayrı ayrı değerli önemli benim için. Rahmi Vidinlioğlu siz beni şaşırtan bir incelik göstermiş bulunuyorsunuz. Gerçekten teşekkür ederi...
  • Hakan Yılmaz: Rahmi Vidinlioğlu'nun bu kitabını daha önce okumuştum. 2008 yılında sanırım. Çok güzel özetlemişsiniz gerçekten. Rahmi Bey pek alışık olmadığımız...