Düşten Gerçeğe
Bir Gece genç kadını uyku tutmaz. Geçmişe dönüp, içinde kendisini yönlendiren sesin geldiği güne döner. Gözleri açık,bir köşeye sabitlemiş olduğunun farkında bile değildir. Gözlerinde yaşamaya başlamıştır geçmişini.
Bir anda:
Hayatının en anlamsız işlerinden birini yaparken merdivenlerden küçük bir ofise doğru çıkarken kendisine sunulan hediyeyi bulmanın şaşkınlığını yaşar. Hayalinde bile o zamanlar şimdiden daha da genç olduğunu ve üzerinde kırmızı bir kazak olduğunu anımsar. O dakika bilir hayatının bir anlam kazandığını. Bir kuvvet sanki onu düşündürmüştür. Düşünmesi ile birlikte adını koyamadığı bu durumundan korkmuştur. Yanaklarında tatlı bir pembelik ve merdivenlerin hemen sonunda kapısı olmayan küçük ofise adım atış. “Hey ne oluyor kalbim sana?” derken işte karşı karşıya gelirler. “Ne olacak şimdi?”. Genç adam bir şeylerle meşgul olduğu masadan başını sağa doğru çevirir ve ilk kez karşılaşan sıradan insanların yaptığı gibi kısa ve net bir cümle ile “ Birine mi bakmıştınız?” der. Yine gelen basit bir cevap “Şu kalemi çekmeceye koyar mısınız?”. Bu kadar her şey bu kadar. … DevamInI Okuyunuz






