Monday, November 20th, 2017

Sputnik Sevgilim – Haruki Murakami

Murakami’nin dilimize çevrilmiş son kitabı. İçinde gerçeklik ile hayal arasında ki paralel evren, karakterlerin kendilerini başka bir gözle uzaktan izlemeleri, ben aslında kimim sorusunu yeniden yine ve yeniden yeniden sorması, gerçeklik ile hayal kararını okuyucunun yorumlaması için belirsizleştirilmiş son, kediler, cinsellik, aşk, ve tabi ki en önemli vurgu yalnızlık ve telefon kulübesi temalı kitabı… Murakami’nin […]

Kadınsız Erkekler – Haruki Murakami

Yazarın dilimize çevrilmiş kitaplarının tamamını henüz okumamış olsam da birçoğunu okuma fırsatını kendime verebildim. Genelde öykü tarzı kitaplara pek ilgi duymadığımı zaten saklamam çünkü ilk öykü beni kendine çekemezse yazarın aynı kitap içinde sunduğu diğer hikâyelerine yoğunlaşamıyorum. Ama Haruki Murakami’nin Kadınsız Erkekler kitabı oldukça leziz bir duygu bıraktı bende. Her hikâye romanlaştırılmayı hak edecek güzellikteydi. […]

Sahilde Kafka – Haruki Murakami

Bazen yorumlamak ve üzerine konuşmak zorlaşabiliyor okuduğum kitabı derinlemesine düşündüğümde. Çünkü bazı kitapların gerçeklik ile geleceğin arasında ki karmaşasını okurken kaçırabiliyor, neresi gerçek neresi değil tam karar veremiyorsunuz. Haruki Murakami bu tür duyguların yazarı ve bu türden duyguları çok başarılı şekilde harmanlayabiliyor. Ayrıca yazarın kedi sempatizanlığı yeniden kendisini göstermiş oluyor üstelik bu sefer konuşan kedilerimiz […]

1Q84 – Haruki Murakami

Sanırım bu sefer uzun uzun yazacağım çünkü aklımda bir çok soru, hayal kırıklığı, yok artık tepkisi,  meme tasviri sıkılması, Little People  ve Pupa Hava karmaşası, sık yinelenen detaylar yüzünden “tamam anladık” öfkelenmesi ve her şeye rağmen “lütfen, lütfen bu işin sonu mükemmel olsun” beklentisiyle okunup bitmiş bir kitap var. Haliyle anlatacak çok da şey var. […]

İmkansızın Şarkısı – Haruki Murakami

Yazarın okuduğum ikinci kitabı. İlkinde kararsızlıklarım, kitaba bir türlü sarılamama halim vardı. Haliyle İmkansızın Şarkısı’na  geçmişten gelen izlenimle başladım. Daha kolay okunur, daha sade olduğu yönünde ben de hemfikirim. İlla okunmalıdır da diyemem ama okunmazda değil. İçinde  aşk olan her şey çeker insanı. Çünkü yerine, ben olsam ne yapardım, eklersiniz.  Haliyle düşünürsünüz.  Ama aşk kadar  […]

Next Page »