Ana Sayfa » erkek » Son YazIlar:

Eğreti Gelinler – Şükriye Kozalı

Ocak 21, 2010 Kütüphanem Yorum Yok
Eğreti Gelinler – Şükriye Kozalı

Ergen erkek gençliğine sunulmuş tecrübeli kadınlar. Günümüzde son derece çirkin gelse de yıllarca birçok ana oğullarına yol yordam göstersin diye bu kadınları tutmuşlar. Yani kendilerinin eğitemediği erkekleri eğitsinler düşüncesiyle.  İyi erkek nasıl olur, evine nasıl bakar, kadınına nasıl koca olur öğrensin istenirmiş. Daha mutlu olsun diye dadı adıyla, hayatı öğrensin diye kapatma tarzıyla Osmanlı’dan günümüze 1930 yıllarına kadar süren bir gelenekmiş.  İlginçmiş.

Kitapta bunların özetidir. Zengin bir ailenin genç oğlunu yetiştirsin, onu evliliğe hazırlasın diye artık yapmamaya yemin etmiş Kostak Emine ‘nin hikâyesi.

Kitap Denizli’de geçer. Konu ile kısa bir araştırma yaptığınızda da Denizli iline ait eski bir gelenek olduğunu öğreniyorsunuz. … DevamInI Okuyunuz

Türkiye Tohum ve Otizm Vakfı

Aralık 15, 2009 Sesini Duydum Yorum Yok
Türkiye Tohum ve Otizm Vakfı

Farkındalık, sahip çıkma, doğru yönlendirme ile gülümseyen yüzler projeleri her geçen gün dikkat çekici derecede artıyor. Daha bilinçli anne babalar olmamız dışında kucaklayan çevre olmayı da öğreniyoruz artık. Yapamadığı ne olursa olsun bazen görünerek, bazen sessizce arkalarından destek olmayı başarmak ile yarınlara güvenle bakan çocuk sayımız artıyor. Yaygın olarak erkek çocuklarımızda gördüğümüz bu hastalık eğitimle kolaylaşabiliyor. Sizde bilgi edinin. Erken fark ederek geleceğinize sahip çıkın.

Daha fazla bilgi için buradan faydalanabilir, ister cep telefonlarınızdan 5290 mesaj göndererek isterseniz de Türkiye İş Bankası, Garanti Bank, Yapı Kredi ve Akbank’tan 5055 Nolu hesap numarasına bağış yapabilirsiniz.

Güne Sabırla Başlamadı

Ekim 31, 2009 Kişisel Bir Şey 1 Yorum
Güne Sabırla Başlamadı

Sabahları biraz gergin uyandığını bilirdi. Ne diye yirmi bir yıl boyunca aynı konu hakkında kavga çıkardığını anlamdıramadı. Yaşlanıyor muydu iyice ne? Onca yıllık eşi ve yılların alışkanlığını değiştirecek değildi ya. Ne olmuştu ki? Kaç yıldır sabahları on dakika bana müsaade et benimle uğraşma diye söyleniyordu kadın. Her seferinde aynı konu yüzünden aynı tartışmaya devam etmenin ne yararı vardı ki?

Seyhun düşünceleriyle şirketine adım atarken kapıda onu bekleyen personelinden Ali’nin “günaydın efendim” sözüyle kendisine gelir gibi oldu. “Acaba nasıl görünüyorum?” sorunu cevapladı günaydınla birlikte.

Kaç yıldır birlikte omuz omuza sırt sırta çalışıp kendilerini bu güne taşıyan işlerin temelini atmamışlar mıydı? Parayı pulu değerlendirebilen beyinleri söz konusu aşkları olunca hızla tükenmiş ve bu sabah Sakine’nin dediği gibi artık çocuklarının sadece babası olarak mı bırakmıştı?  Bitmiş miydi? Bitirebilir miydi?

… DevamInI Okuyunuz

Çocukluk Zamanı, İlk Karşılaşma

Ekim 12, 2009 Kişisel Bir Şey 1 Yorum
Çocukluk Zamanı, İlk Karşılaşma

Saklambaç oyununun heyecan verici koşuşturması içindeydiler. Yaşları sekiz ile dokuz arasında değişen on, on beş kadar çocuk meydanlardaki bir avuç yetişkinlerden bile daha baskın ses fırtınası oluşturuyorlardı. Sonradan öğrenecekleri site içerisinde çevrili hayatlarının çocuk neşesini yaşıyorlardı. Her türlü aileden harman vardı burada ki çocuklar arasında. İçlerinde kapıcı çocuğu da vardı bankacı çocuğu da. Ayrım yapılmadan özgürce koşan, bağıran, salak diyen, küsen ve oldukça rutubetli olmasına rağmen gönül bağı olduğu için siteden kopamayan kapıcı Nazif amcanın evinin suyunu içme isteği vardı.

Sanal âlemin sahiplenici samimiyetsizliği belirgin değildi tabi o zamanlar. Her çeşit oyunun doya doya çocuk çığlığında yaşanıldığı zamanlardı. Sabah kahvaltısını yapan her bir çocuk oturmamış seslerinin tiz ve bas sesleri arasında gürültü oluşturur ve sitenin anlayışlı sakinleri güne bu sesler eşliğinde başlardı. Günaydınlar olurdu bol bol. Sıcak komşu sohbetleri. Kahve içmek için sıraya girilirdi. … DevamInI Okuyunuz

Site ici Arama:

E Posta Abonelik:

E Posta Adresinizi Giriniz:

Tüykalem Facebook

Birazda Müzik :)

Here is the Music Player. You need to installl flash player to show this cool thing!



Kütüphanem

Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

Mart 8, 2010

Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

Aşka dair sığ ya da coşkulu yürek tarifini okumak her zaman keyifli değildir. Çünkü insan yaşadığını kendi bilir ve ne kadar anlatmaya çalışırsa çalışsın bir noktada tıkanıp kalacaktır hissi oluşur fikrimde.  Fedakârlığı bazen çok saçma, bazen çok gereksiz, bazen de anlamayan taraf için sorun teşkil ettiğinden iç karartıcı bulurum. Fakat bu sevda hiç sıkmadı.
İçine kapanık, [...]

Yolda Üç Kişi – Tuna Kiremitçi

Mart 5, 2010

Yolda Üç Kişi – Tuna Kiremitçi

Bazı kalemlerden çıkan kitaplara okuma isteği duyamıyorum. Bazen hediye edilip bir kenarda hatır için tutulur bu kitaplar, ya da emri vaki yapılıp “mutlaka oku” uyarısına ağzı büktürme ile kalsın bakalım söz vermiyorum iletisi sunup daha da bir baskı oluşturursunuz üzerinizde. Birçoğunuzda vardır belki anlata anlata bitirilmeyince uzaklaşma ihtiyacı. İşte Tuna Kiremitçi bende kuptun iten tarafındaydı [...]

Şizofreni Yalnız Oynanmaz – Rahmi Vidinlioğlu

Mart 2, 2010

Şizofreni Yalnız Oynanmaz – Rahmi Vidinlioğlu

Cümleme nasıl başlamam gerektiğim konusunda kararsız kaldığım bir kitap. Alıştığımız, özellikle çok okuyanlar için ilk birkaç sayfada sonuna ulaşılabilinecek türden değil. Gerçekten farklı. Uzun uzun anlatmayı da kısacık cevapları da buluyorsunuz. Devrik cümleleri sevenler için çok başarılı. Zira ben bu tarzı gerçekten kendime çok yakın bulanlardanım. Üstelik okurken altı çizilecek, tekrar tekrar dönüp okunabilecek türden [...]

Son Yorumlar:

  • Tüy Kalem: mehbupcum yaş ilerleyince insan anlıyor demişsin ya işte çok haklısın. Olgunlukla birlikte sakin daha akılcı dönem başlıyor sanırım ve daha düşkün olm...
  • mehbup: Kardeş ne olursa olsun,çok farklıdır..Sıkıntında derdinde tasanda her zaman yanındadır..Yaş ilerledikçe daha çok iyi anlıyor.. Murat'ının kardeşinin ...
  • dağınık o"da: İnsanları olduğu yerden alıp başka bir yere götüren kitaplardan yani benim için öyle =) gerçekle hayalin kesişme noktası... Altı çizili cümleler ne ...
  • Tüy Kalem: Her ziyaretçi ayrı ayrı değerli önemli benim için. Rahmi Vidinlioğlu siz beni şaşırtan bir incelik göstermiş bulunuyorsunuz. Gerçekten teşekkür ederi...
  • Hakan Yılmaz: Rahmi Vidinlioğlu'nun bu kitabını daha önce okumuştum. 2008 yılında sanırım. Çok güzel özetlemişsiniz gerçekten. Rahmi Bey pek alışık olmadığımız...