Ana Sayfa » anne » Son YazIlar:

İyi ki Doğdun

İyi ki Doğdun

Üç kardeşiz biz. İki kız bir oğlan. En büyükleriyim ben. Annemle babam otuz yılı aşkın süredir beraberler; kavuşma hikâyeleri de var. Yokluk ve zorluk gibi kavramlar bizim çok fazla hissettiğimiz duygu değil, ama birlikten kuvvet doğar ve çalışan her zaman kazanır sözü babamızdan örnek aldığımız davranış türlerinden biridir. Annem az, babam çok sever çocukları. Belki de her kadından daha fazla sever erkekler çocukları… Gerçekten yıllarca beraber çalışmışlardır karı koca. Arada hatırladıklarım var ama hiç anımsayamadıklarımda. Sonra yıllar sonra yeniden anne baba olma ihtimali doğunca sil baştan yeniden yapmak zor gelmiştir belki de ama bugün evin en küçüğü olması dışında hepimizin en sevdiği Çakır çiftinin en küçük çocukları, biz büyüklerin en küçük kardeşi olma sıfatıyla Murat’ımızın doğum günü. Abla olarak anlatabileceğim çok şey var tabi. Ama O’nu kardeşim olması dışında özel yapan şeyler de var. En sık aradığım, en çok kendimi tereddütsüz paylaşabildiğim, borç istenmesi gerekiyorsa rahatça alabildiğin, şoför koltuğu tartışmasında şartsız yenildiğim, annem de hafif can sıkıntısı sezdiğinde hayırdır diye sorabildiğim ve her şeyden önce bana koşulsuz desteğini sunabildiği için değerlidir benim için.

Her daim sevgiyle, sağlıkla, hedefleri tamamlama yolculuğunda kol kala, samimi, içten, sıcacık bir ömrün başladığı yılların olması dileğimle. Doğum Günün Kutlu Olsun. İyi ki doğmuşsun…

Büyüyorken Hastalıklar Hep Vardır Oysa…

Şubat 9, 2010 Şah-Mat 4 Yorum
Büyüyorken Hastalıklar Hep Vardır Oysa…

Çocukları büyütürken en önemli anları onların biraz daha büyüdüğünü anladığınız zamanları sanırım. Minicik genç bir adamım var ki beni kendisine deli gibi sevdalı hale getiren. Zamanı durdurmak istiyorum; Göğsünde uyutma sonra alıştırırsın itirazlarım içinde İlker’e iyi ki beni dinlememişsin demek.  Malum şu yaşlar minicik değil kocaman olmanın özenildiği yaşları ve biz biraz yasaklıyız. Anne bebek gibi öpme, baba tamir edebilirim bende itirazlarıyla gözbebeğimiz.

Şimdilerde birazcık hasta. Karnının ağrıdığını dile getirip doktora gitme isteğini sadece istediği için, doktor fobisi olmasın diye yerine getiren ben, ilk başta apandisit olabilir teşhisiyle korkmuş, sonra böbreklerinde kum da var teşhisiyle biraz daha telaşa kapılmış üzüntüde buldum kendimi.  Genelde acil doktorlarının yapacakları bellidir ama şanslıyım ki ilgili bir doktora denk gelebilmiştik. … DevamInI Okuyunuz

Büyüdük De Kirlendik

Ocak 12, 2010 Kişisel Bir Şey 3 Yorum
Büyüdük De Kirlendik

Küçükken, kocaman bahçeli site içince bir blokta 5.katta kapı numarası dokuz olan dairede oturur üstüme gelen iki kardeşi sorunsuz hazmedip oyun kapılarının keşfedilesi dünyasında turlardım. Kooperatif sistemi çok popülerdi o zamanlar. Yıllarca ödenir, ortak paylaşımca fabrikasyon evler yapılır içleri azıcık değişik olan evler varlık belirtisi kabul edilirdi. Varlıklılar sınıfında olmasam da çok mutlu olanlar arasındaydım.

Kız çocuk erkek çocuk bir bahçenin hoplayan, zıplayan, bisikletini bir tur için ödünç isteyen, evine girip karnını rahatça doyuran, annesine bilmen ne hanım teyze diye hitap eden, babasının getirdiği çikolatayı rahatça paylaşabilendi. Her şeyden önce çocuk kalbinin küçük çırpıntıları komşular tarafından bilinir hoş görü ile o süreçler rahatça geçerdi.

… DevamInI Okuyunuz

Fotoğraflar

Aralık 28, 2009 Kişisel Bir Şey Yorum Yok
Fotoğraflar

İçlerinden birini aldı. Okul yıllarından kalan bir kaç sıra dizilmiş öğrenci gurubuna baktı. Kısacık saçlı, kel, oğlan çocuğunun bir basamak altında, çaprazında durana da. O zamanlar ne kadar zayıf ve çelimsiz olduğunu anımsadı. Kısacık saçlı kel bir oğlan. 43 adet öğrenci. Erkek öğrenciler çoğunlukta. Hepsinde siyah önlük lastik ayakkabı. Havanın soğuk olduğu belli. Sanki bazılarının burunlarında sümük bile vardı. Öğretmenleri Kadriye Hanım. İncecik naylon çorabı, eteğinin boyu,  o zamanlar veliler tarafından çok konuşulurdu. Halbuki şimdi ne kadar komik gözüküyordu. Hayatta mıydı acaba? Ya sınıf arkadaşları; çoğunun adını hatırlayamıyordu. Kimisinde beyaz yaka kimisinde oda yoktu. O zamanlar Cumartesi de okul olurdu. O zamanlar dediği kaç yıl önceydi? 40 yıl 50 yıl? Parmak hesabı yapamayacak kadar bile körelmişti sanki zihni. Kimseciklerin fotoğrafları olmadığı dönemde bir elinin beş parmağı kadar gördüğü babasının ziyaretlerinden birinde getirdiği fotoğraf makinesiyle çekmişti.

… DevamInI Okuyunuz

Site ici Arama:

E Posta Abonelik:

E Posta Adresinizi Giriniz:

Tüykalem Facebook

Birazda Müzik :)

Here is the Music Player. You need to installl flash player to show this cool thing!



Kütüphanem

Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

Mart 8, 2010

Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

Aşka dair sığ ya da coşkulu yürek tarifini okumak her zaman keyifli değildir. Çünkü insan yaşadığını kendi bilir ve ne kadar anlatmaya çalışırsa çalışsın bir noktada tıkanıp kalacaktır hissi oluşur fikrimde.  Fedakârlığı bazen çok saçma, bazen çok gereksiz, bazen de anlamayan taraf için sorun teşkil ettiğinden iç karartıcı bulurum. Fakat bu sevda hiç sıkmadı.
İçine kapanık, [...]

Yolda Üç Kişi – Tuna Kiremitçi

Mart 5, 2010

Yolda Üç Kişi – Tuna Kiremitçi

Bazı kalemlerden çıkan kitaplara okuma isteği duyamıyorum. Bazen hediye edilip bir kenarda hatır için tutulur bu kitaplar, ya da emri vaki yapılıp “mutlaka oku” uyarısına ağzı büktürme ile kalsın bakalım söz vermiyorum iletisi sunup daha da bir baskı oluşturursunuz üzerinizde. Birçoğunuzda vardır belki anlata anlata bitirilmeyince uzaklaşma ihtiyacı. İşte Tuna Kiremitçi bende kuptun iten tarafındaydı [...]

Şizofreni Yalnız Oynanmaz – Rahmi Vidinlioğlu

Mart 2, 2010

Şizofreni Yalnız Oynanmaz – Rahmi Vidinlioğlu

Cümleme nasıl başlamam gerektiğim konusunda kararsız kaldığım bir kitap. Alıştığımız, özellikle çok okuyanlar için ilk birkaç sayfada sonuna ulaşılabilinecek türden değil. Gerçekten farklı. Uzun uzun anlatmayı da kısacık cevapları da buluyorsunuz. Devrik cümleleri sevenler için çok başarılı. Zira ben bu tarzı gerçekten kendime çok yakın bulanlardanım. Üstelik okurken altı çizilecek, tekrar tekrar dönüp okunabilecek türden [...]

Son Yorumlar:

  • Tüy Kalem: mehbupcum yaş ilerleyince insan anlıyor demişsin ya işte çok haklısın. Olgunlukla birlikte sakin daha akılcı dönem başlıyor sanırım ve daha düşkün olm...
  • mehbup: Kardeş ne olursa olsun,çok farklıdır..Sıkıntında derdinde tasanda her zaman yanındadır..Yaş ilerledikçe daha çok iyi anlıyor.. Murat'ının kardeşinin ...
  • dağınık o"da: İnsanları olduğu yerden alıp başka bir yere götüren kitaplardan yani benim için öyle =) gerçekle hayalin kesişme noktası... Altı çizili cümleler ne ...
  • Tüy Kalem: Her ziyaretçi ayrı ayrı değerli önemli benim için. Rahmi Vidinlioğlu siz beni şaşırtan bir incelik göstermiş bulunuyorsunuz. Gerçekten teşekkür ederi...
  • Hakan Yılmaz: Rahmi Vidinlioğlu'nun bu kitabını daha önce okumuştum. 2008 yılında sanırım. Çok güzel özetlemişsiniz gerçekten. Rahmi Bey pek alışık olmadığımız...