Thursday, November 23rd, 2017

Suyun Akışında Durabiliyorum

Nisan 4, 2011 by  
Filed under Şah-Mat, Son Eklenenler

Kendimizi eğlendirelim, hatıra fotoğrafı çektirelim isteğimiz “Melen” ile buluşma ortamına vesile oldu. Aslında uzun zamandır yapalım dediğimiz ama tarihleri bakımından tutturamadığımız rafting maceramız 2 Nisan tarihinde uygulamaya konulmuş oldu.

Kafa dağıtmak gibi algılansa bile her aktivite sorunlu zihinlerin kendisini boşaltma isteğinden doğmuyor. Bazen bazı arkadaşlarınız sizin gibi çok seviyordur denenesi maceraları ve ortama gönüllü uyum sağlayan sevdikleriniz vardır. İyi ki bunu tecrübe edebildim ve kendime sözüm yenilerini de yapabilme isteğim.

Gün soğuk olmasına rağmen meraktan mı, heyecandan mı bilmem hepimizde al al haller ve tecrübelilere nasıldı, sorusunu sık sık sorarak maceranın başlama noktasına geldik. Keyifliydik ve “ah şu yağmur yağmasa” yol boyunca en çok söylediğimiz sözümüzdü.  Biz, köyün insanlarının “bu soğukta deli misiniz?” bakışları arasında rehberlerimizle buluştuk. Merhabalaşmalar, sıcak ikramlar, kahvaltı ilavesi alanlar derken herkesin heyecanla karışık saf gülüşlerine sanki  aynı durumda değilmiş gibi daha çok gülen bizler ve tanımadığınız ama ekibinizin parçası olan kişilerle macera duygusuna atılmışlıkla her an biri vazgeçer esprisi yaparak kaynaşmaya başladık. Gün hemen yumuşamaya başladı.  Soğuk hissedilmiyordu. Biraz bekledik.  Bu ne çok uzun ne de çok kısaydı. Sonra  “hadi” dediler kıyafetleri giyinme zamanı. Daha önce neoplan giyinmemiştim.  Giymeye çalışırsın yok, olmaz. Lastik gibidir çekersin çektiğin yer azıcık çıkar gibi olur bıraktığın an başa alırsın kendini. Artık o ara ne varsa bir gülme gümbürtüsüdür ki sorma. Herkes kendini bırakmış bir başkasına bol bol güler bir başkası da sana. Yardımlı yardımsız giyinmiş olursun. Sonra can yelekleri, kasklar vs derken giyindik ve brifing için Sefa Hocaydı sanırım bize bilmemiz gerekenlerin özetini geçti. Buradan anladığım şeyi merak ediyorsanız söyleyeyim en önemli şey kürek. Her ne şekilde olursa olsun kürek kesinlikle bırakılmıyordu: D. Bunun üzerine de uzun uzun espriler yaptık. Derken hadi dediler, hadi başlıyoruz. Botlarımızı taşıdık rehberleri bölüştük derken kıyada köşede bekleyen onca şakalaşmada, tanışmada varlığını hiç hissetmediğimiz rehbere kaldık. Yani ne yalan söyleyeyim ilk düşündüğüm şey “hayda şansa bak herkes en iyisini kaptı” şeklindeydi. Hafif bir çöküş, bize rehber lazım o da bildiklerimizden verin hissine sebep oldu. Ama… Ama sonra anladık ki en iyisi bize denk gelmiş…

Botu suya bıraktık. İçine bindik yürek ileri, kürek geri, sağ ileri sol geri, sol ileri sağ geri, herkes sağa, herkes sola gibi en can alıcı komutları prova ettik. Hocamız hey dediğinde hop diye kısa, heyyy dediğinde küreği daha ağır ama hızı arttırarak çekerek komutlarda anlaşılmayan bir durumun olmadığını da gösterdik. Oturuşum sağ tarafa denk geldi ki solunu daha iyi kullanan biri için hemen yer değiştirme ihtiyacına sebep oluyordu. Şansa bak ki neredeyse tamamımız solaktı. Fakat tüm macera boyunca hiç sıkıntı oluşturmadı bende. Rehber tam benim arkamda kalıyordu ki aslında bunun iyi bir şey olduğunu suya düşen arkadaşlarımızı hangi ara havada yakalar gibi yakaladığını görerek anlamış oldum. Sol sıralama Nejdet, Gülten, Beste, Sağ Kemal, İlker, Serap olarak ayarlandı. Bizim gruba bağlı üç bot vardı birde başka acentelerin organizyonu eklenince emin değilim ama rahat yirmi bot oluyorduk.  Sonuçta kürek ileri komutu ile başladık.

İşin buradan sonrasını nasıl anlatayım bilemiyorum ki… Buz gibi suyu hissetmek, suyun hızından oluşan girdaplara burundan girmek, çığlık atmak ve dallar yüzünden hep birlikte bota sığmaya çalışmak, küreklerle ıslatmak ve takım gücü ile finali ikinci görmek… Hepsi çok çok keyifliydi.

Biz burayı tercih ettik.

Çok eğlendim, çok sevdim

Bazen tıpatıp aynı olunmasa bile keyifli zamanlar geçirmenize vesile olacak insanlara ihtiyaç duyarsınız.  Bu bazı durumlarda çabuk, bazı durumlarda ise zamana yayılarak kendiliğinden olur. Hangisi iyidir bilmiyorum; sanırım zaman içinde tecrübelendiklerinize bağlıdır. Onlar önemsediğiniz bireyler haline gelirler ve gerçek arkadaşlıkların ve hani en çok kötü gün dostudur tasvirinin mimarları olarak yaşantınız da kalırlar. Onlarla işe başlamak yarım kalmışlığı ihtimal olarak yok saymakla eş değerdir. Konuşmak ve anlattıklarınızın sınırlar içinden çıkmadığını bilmektir.  Özel birine sürpriz diye bağırabilmek için en yorduğunuz kişidir.  Çocuklarınızın bazen olsa bile yerine gerçek anlamlarda koyduğu amcaları teyzeleridir.  Her gün alolaşılmasa bile tazeliğini koruyabilendir.  Kapı da ailece beklenendir. Sonuçta iyi ki vardır, vardırlar…

iyi gün oldu, hepimize….

“Suyun Akışında Durabiliyorum” için 2 cevap

  1. Vildan dedi ki:

    Süper bir deneyim 🙂 Darısı başıma

  2. Tüy Kalem dedi ki:

    en kısa sürede ki senin de çok sevdiğini bilirim 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir