Sofi’nin Dünyası – Jostein Gaader
Ağustos 21, 2009 by Tüy Kalem
Filed under Kütüphanem, Yabancı Kitaplar
Bu kitabı elime ilk alıp, okumaya karar vermemle bitirmem arasında bir sürü yıl dizilmiş maalesef .
Başladığım her kitabı bitirmek gibi bir huyum vardır ve arada az da olsa yarım bıraktıklarım oldu tabi. Okumaya ilk karar verdiğim de onsekizli yaşlarımda olan beni sarmamıştı. Felsefeye özel bir ilgi duyup duymamakla alakası varmıydı bilmiyorum ama yarım bırakmıştım. O vakitten beri kitaplığımda tamamlanmamış üç beş kitap arasındaki yerini almış ve her okunup bitmiş yeni kitabımı kitaplığıma özenle yerleştirirken, gözüme çarpıp beni rahatsız eden yanına takılıyordum. Artık özgürüm J
Bu kitap geçmişten gelen bir ön yargı oluşturduğu için bende ilk sayfalar da zoraki bir ilerleme oldu. Her yeni sayfa da sık dişini dedim ne gereği varsa. Genel konusu itibariyle onbeş yaşına girmek üzere olan Sofi bir gün okul çıkışında kendi adına bırakılmış fakat kimden ve nereden geldiği belli olmayan bir zarf bulmasıyla hikaye başlar. Kimden geldiği ararken bir sonra ki gün Sofi posta kutusunda aynı şekilde adına bırakılmış ama kesinlikle kimden geldiği saklanmış zarf bulur. Bu olay bu şekilde bir müddet devam eder. Her zarfta Sofi’yi düşündürecek sorular çıkar. Kimden geliyor sorusunun yanıtı ararken Alberto’ya ulaşır. Kitap felsefe hakkında bazı şeyleri basamak basamak anlatır size. Sonuçta kitap içinde kitap durumunda buluyorsunuz kendinizi. Aslında özetlemek gerekirse dünyayı olduğu gibi kabul etmeyin biraz nesiniz kimsiniz nereden geldiniz sorusunu sorun diyor.
Felsefeye ilgi duyanların değerlendirmesi bambaşka olabilir ama bence çok bağlayıcı bir kitap değil. Hatta biraz sıkıcı bile olabilir. Ama yeni yeni kendisini bu konuda yetiştirenler için durum bambaşka olabilir. Sonuçta kitap bitti ve onuda okunmuşlar arasına kattım. Ve bir şeye daha karar verdim. Bir kitabı okumamak için kendinizce fikriniz olmuşsa haklı bir sebebiniz vardır mutlaka. Zorlamayın : )
Sevgiler…