Home » Kütüphanem » Yabancı Kitaplar » Currently Reading:

Şibumi -Travanian

Ağustos 11, 2009 Kütüphanem, Yabancı Kitaplar 4 Yorum

İlk başta şunu özetlemeliyim ki HARİKA…

Kesinlikle kıvrak zeka, bilgi, araştırmaya bağlı hakimiyet kokuyor kitap.

Konusundan bahsediceğim ama kitabın yazarına ait bilinmesi gereken detaylarıda paylaşmak istedim. Şibumi kitabının yüzyetmişinci sayfasında da bu türden bir not bulabilirsiniz. Yazarın daha önceki bir kitabında bahsettiği dağa tırmanma yöntemini, detaylı anlattığı ve bu kitabın sinemaya uyarlanması sırasında kitapda anlatılan yöntemin denenmesi, başarılı bir dağcının genç yaşta hayatını kaybetmesi ile sonuçlanmış. Tabi bu yazarın bazı teknikleri detaylı anlatmasına engel değil. Bu kısmı pek dikkatimi çekmemişti, ama bir başka kitabında iyi korunan bir müzeden bir tablonuın nasıl çalınabileceği ile bilgi vermiş , kitabın italyanca çevirisi pisayasa çıktıktan bir süre sonra Milona müzesinden üç tablo Travanian yöntemiyle çalınmış. Dolayısıyla her yaptığını yapmaya çalışanları düşürenek kitaplarında bazı detayları atlamamaya karar vermiş.

Şibumi, koyu bir amerikan düşmanı olan, bir japon generali tarafından büyütülmüş; Go oyunu konusunda usta olmuş , yakın algılama tekniği müthiş derece de ilerlemiş Nicholai Nel karakterini anlatır. (ama ne karakter) Bask dili dahil toplamda yedi dil konuşabilen dünyanın en başarılı katilidir. Çıplak elle adam öldürme konusunda dünya da bir benzeri yoktur. Kaldı ki Travanian buraları kitabında net olark açıklamamıştır. Kendini emekli ederek yaşadığı şatosundan bir arkadaşına olan vefa borcunu ödemek için çıkmak zorunda kalmasıyla keyifle okunan bir roman şeklini alır.

Kitap baştan sona keyifle okunurken karakter olarak da Nel için süper dedirtiyor. Yakın algılama tekniği sayesinde üç yıl hücre cezasını tamamlayıp dışarı çıkınca kimse fotoğrafını çekemiyor. Bu benim için küçük ama ilginç bir detay. Ve Japon generali ile Go oyunu oynarken şibumi ile ilgili yaptıkları konuşma.

“anlatılmayacak bir niteliği tarif etmem çabası. Bidiğin gibi şibumi, sıradan, olağan görünümlerin altında yatan gizli gizli üstünlükleri anlatır. Şöyle düşün. O kadar doğru bir söz ki cesaretle söylenmesine gerek yok. O kadar dokunaklı bir olay ki, güzel olmasına gerek yok. O kadar gerçek ki, sahici olmasına gerek yok. Şibumi demek, bilgiden çok anlayış demek. İfade dolu bir sessizlik demek. Kendini kanatlama gereği duymayan bir alçak günüllülük demek.”

Bu cümlelerden sonra Nel kendine bunu bir yaşam felsefesi seçer.

Gerçekten çok başarılı bir kitap. Yazarın diğer kitaplarının da bu kadar hatta daha başarılı olduğunu duydum.Bundan sonrası ancak okundukca netlik kazanacak. Kitap kitaplığımda.

lsemeli ocuklar vakf

Sizde Dusuncelerinizi Bizimle Paylasiniz Su anda "4 Yorum"Yapilmis :

  1. aktifmutfak diyor ki:

    serap cım..harika olmuş siten bayıldım..ve şimdi gidip abone olucam.kaçırmak istemiyorum yazılarını..sevgilerimle..

  2. Ceyda diyor ki:

    Renk tonları ve tasarım hoş olmuş Serap hanım ellerinize sağlık. Yazılarınızı zevkle takip edeceğim sevgiler.

  3. saniye diyor ki:

    merhabalar sitenizi çok beğendim gençlik yıllarımda okuduğum kitapları görmek çok güzel sevgilerimle

  4. Tüy Kalem diyor ki:

    AktifMutfak Cemile ve Saniye hanımlar sonsuz teşekkürler. Beğendiğinize çok sevindim. Daha da güzel olacak inşallah :)

Site ici Arama:

E Posta Abonelik:

E Posta Adresinizi Giriniz:

Tüykalem Facebook

Birazda Müzik :)

Here is the Music Player. You need to installl flash player to show this cool thing!



Yazıya Yorum Bırakınız:








ilgili yazIlar:

Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

Mart 8, 2010

Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

Aşka dair sığ ya da coşkulu yürek tarifini okumak her zaman keyifli değildir. Çünkü insan yaşadığını kendi bilir ve ne kadar anlatmaya çalışırsa çalışsın bir noktada tıkanıp kalacaktır hissi oluşur fikrimde.  Fedakârlığı bazen çok saçma, bazen çok gereksiz, bazen de anlamayan taraf için sorun teşkil ettiğinden iç karartıcı bulurum. Fakat bu sevda hiç sıkmadı.
İçine kapanık, [...]

Yolda Üç Kişi – Tuna Kiremitçi

Mart 5, 2010

Yolda Üç Kişi – Tuna Kiremitçi

Bazı kalemlerden çıkan kitaplara okuma isteği duyamıyorum. Bazen hediye edilip bir kenarda hatır için tutulur bu kitaplar, ya da emri vaki yapılıp “mutlaka oku” uyarısına ağzı büktürme ile kalsın bakalım söz vermiyorum iletisi sunup daha da bir baskı oluşturursunuz üzerinizde. Birçoğunuzda vardır belki anlata anlata bitirilmeyince uzaklaşma ihtiyacı. İşte Tuna Kiremitçi bende kuptun iten tarafındaydı [...]

Şizofreni Yalnız Oynanmaz – Rahmi Vidinlioğlu

Mart 2, 2010

Şizofreni Yalnız Oynanmaz – Rahmi Vidinlioğlu

Cümleme nasıl başlamam gerektiğim konusunda kararsız kaldığım bir kitap. Alıştığımız, özellikle çok okuyanlar için ilk birkaç sayfada sonuna ulaşılabilinecek türden değil. Gerçekten farklı. Uzun uzun anlatmayı da kısacık cevapları da buluyorsunuz. Devrik cümleleri sevenler için çok başarılı. Zira ben bu tarzı gerçekten kendime çok yakın bulanlardanım. Üstelik okurken altı çizilecek, tekrar tekrar dönüp okunabilecek türden [...]

Tıkanma – Chuck Palahnıuk

Şubat 24, 2010

Tıkanma – Chuck Palahnıuk

Özetine bakıp seçtiklerinizden biri olmaz Chuck’un kitapları. Arka kapak kitabının özeti değil, kendince anlattığı baş kaldırının küçük bir yansımasıdır. Kitap masamda dursun, isteyen de şöyle birkaç sayfasına göz atsın derseniz de dili bakımından konusu ne ki anlamsızlığında garip sorular aldırabilecek türden. Zira Chuck küfür etmek konusunda çok cömert davranmış bu kitabında.
Chuck özlü sözleri ve başkaldırışıyla [...]

Melekler ve Şeytanlar – Dan Brown

Şubat 20, 2010

Melekler ve Şeytanlar – Dan Brown

Kısacık zaman aralığı, bu aralıkta doğru zamanda doğru adım atma telaşı, bol soru bol cevap, karanlık, efsaneler, gizli güçler, saklanmış gerçekler, olasılıklar, illuminati, kapalı alan fobisi, ölen masum insanlar, toprak, hava, ateş, su, güzel zeki kadın, Mickey Mause saat ve tabi ki Robert Langdon.
Melekler ve Şeytanlar Dan Brown’un okuduğum diğer iki kitabından çok daha hareketli [...]