Puslu Kıtalar Atlası – İhsan Oktay Anar
Temmuz 23, 2010 by Tüy Kalem
Filed under Kütüphanem, Son Eklenenler, Yerli Kitaplar
Kitabın adı bana tarih hatırlattığı için beklentili almışım. Tarihin coğrafya ile sürecini kahramanlarıyla anlatıyor sandım. Üstelik adını çok duyduğum halde kitaplarından biri ile tanışma fırsatı bulamamıştım. Sonunda okumalısın diretmesinde Puslu Kıtalar Atlası ve dolayısıyla İhsan Oktay Anar’la ilk buluşmamızı gerçekleştirdik.
Şu bir gerçek ki kitap araştırılıp kaleme alınmış. Kurgusu akıcı, bağlayıcı ama dikkatle yönelmek şart. Yazarın halihazırda Ege Üniversitesi felsefe bölümünde öğretim üyeliği yapıyor olması işin felsefe boyutunun başarı oranı hakkında bilgi veriyor zaten. Kitap için seversiniz garantisini verebilirim. Kaldı ki diğer kitaplarına şimdiden rehber yapması ve bu rehberin muhabbetinden hoşlanmış olmanın farklı duygusu güzel. Türk kalemlerin çeşitli sebeplerden dolayı bir adım geride kabul eden benler için harika diyebilirim. Fakat kitabın diğer dillere aynı profesyonellikte çevrildiği konusunda şüpheliyim. Çünkü bazı kelimeler cümle içerisinde sizin yorumlamanız eşliğinde akıp gidiliyor.
Kitabın genel konusu şudur yerine dikkatimi çeken detayı anlatmak istiyorum; reenkarnasyona. Yani gerçekte nedir bende bilmiyorum ama bu durumdan etkilendiğime çok inanıyorum. Doğup ölmek ve yeniden doğmak vardır yoktur ki konuları başka bir çatı altında paylaşırız ama bu zamanda değil, başka zamanda yaşanmış da hatırlanmış gibi anlatılmış çok başarılı kitap. Aklımda devamlı bu duygu ile okudum diyebilirim. Spiritüalistlerin daha çok dikkatini çeker düşüncesindeyim. İlk başlarda azıcık sabırlı olmanızı tavsiye ederim. Arada bu kadar olmaz diyeceğiniz karakterler size gülümseyecek hani onca övmeye ilave ekleyelim. Geneline bakıldığında okeydir. Okuyunuz derim.
bence kitapta bir reenkarnasyon olayı yok.
Herhangi bir kitabı değil ama okunması gereken bir yazar olarak önerilmişti bana da…Henüz okumadım ama sıraya alındı.Teşekkürler…
Sabırlı olunması konusunda hemfikirim. Kitabın farklı yazım tarzı başlangıçta anlama zorluğu çektiriyor ve okuyucuyu yoruyor. Çünkü okurken düşündürüyor kitap. Bir müddet sonra alışıyorsunuz, zaten aldığınız keyif de ondan sonra başlıyor.
Bende daha kitabı yeni okudum fakat hayran kaldım doğrusu
Hiç bu kadar güzel bir kitap okuyacağımı düşünmüyordum. İLk sayfasındaki eski kelimeler beni birden ürkütmüştü fakat ondan sonra dilinin anlaşılabilir ve akıcı olması beni sevindirdi.
Bence okunması gerekli bir kitap hiç değil. Yorumlara bakmıştım ben bile heyecanla aldım ama gereksiz zaman harcanan bir kitap bence………o kadar zorla okudumki belki sonunda birşeyler vardır diye düşündüm ama maalesef…………………………