Muz Sesleri – Ece Temelkuran
Nisan 27, 2010 by Tüy Kalem
Filed under Kütüphanem, Yerli Kitaplar
Basın yayın alanında hizmet etmiş çok yönlü olması ile bilinen kişiliklerdendir Ece Temelkuran. Bu özelliğiyle pek çok kişinin tanıdığı isim olması onun için artı olsa bile daha önce yayınlanmış ve benim bildiğim kadarıyla araştırma nitelikli kitaplarıyla ilave etmiştir söylemek istediklerine. Kitaplarını daha önce okumadım ama daha önceleri Milliyet’teki köşesinden uzunca süre severek izlediğim isimlerden olmuştur kendileri. Diğer kitapları hakkında fikir sahibi değilim ama onu sevmemi sağlayan dili, bilerek yazıyor; bilmese de bilmeyi istiyor düşüncesini hissettiğimden seviyordum belki de kendisini.
Muz Sesleri’nde yazıyor dolayısıyla bildiğini bulmayı istediğinizi bilerek ya da daha çok şey bekleyerek okumaya başlıyorsunuz. Günlük şeklinde yazmakla uzun yazmak arasında ki farktan yadırgıyorsunuz biraz. Çünkü çok uzun cümleler ve kelime oyunlarıyla sıkıcı olabiliyor bazen. Yazma birikimini, araştırdıklarını seçenek olarak hemen alıyorsunuz ve nasıl söylenir bilmem ama daha önce okuduğunuz yazarlardan da tanıdık bir şeyler buluyorsunuz sanki. Ekmek arası acemilik roman için istenmeden sunulsa da yine de derinlerde merak duygusunu bırakıyor size. Kadınlığa has gerekçeleri buluyor, acıyı hissediyor, adları yıllar önce konulmuş mezhepleri buluyorsunuz. Tabi ki olmazsa olmazı aşkı okuyorsunuz. Ve bir şehri merak ediyorsunuz, dili olsa da bir bir anlatsa bana diyebiliyorsunuz.
Son zamanlarda yazarların farkında olmadan geliştirdiği bir yöntem mi bilmiyorum ama çoklu insan karmaşasında farklı farklı hikâyeleri olan kişileri birbirlerinin hayatlarından geçirerek anlatmak Muz Sesleri’nde karşılaştığım detay. Bunu bulamıyorsan bile Lost gibi sondan başa doğru, sonra yeni başlangıca ve oradan bilinmeyene ve ne yani sorusuna final uyarlaması gibi bir akış olduğunu söyleyebilirim. Aslında kitabı okuyan başkaları katılır mı bilmiyorum ama sanki biraz ruhiyatı haliniz de önemli kitapla arkadaşlığınız için. Ayrıca adı geçen Beyrut hakkında da bir şeyler biliyor olmak anlaşılması bakımından bana kesinlikle yardımcı olurdu düşüncesindeyim. Yani dürüstçe ifade etmek gerekirse bunu bitirebilirsin şevkini kendimi vererek bitirebildim. Kitabın Deniz ile ilgili bölümleri diğer anlatımlarına göre daha kolay okunurdu benim için. Köşe yazarlığı evet, roman yazma konusu bana göre göreceli : )