Saturday, November 25th, 2017

Küsmeliydik

Ocak 22, 2010 by  
Filed under Kişisel Bir Şey

Bilmeyi istiyor muydum?

Mecbur olduğunuz noktalar var hayatta. Size adı konmadan bildiğiniz. Akla ilk gelen size bundan sonra, bundan sonra ne olacak sorusu. Ufacık detaylarda hatırlanan tüm anlar ve saklanılanlar. Bir kar tanesi gizeminde vazgeçmiş ruh hali.

Hızla tırın altına doğru gittiğimi biliyordum…

Geçen yıl bu vakitler kızımın ilk yaşını kutlamıştık. Ondan önceki yıl da ailemize katılmasını. Karımın doğurmasını, kızımızın merhaba çığlığında gözlerinden akan yaşların bıraktığı izle ona yeniden âşık oluşumu.

Canım yanacaktı…

Neredeyse 7 yıllık evliliğim var ve ben 38 yaşındayım. Çok romantik değilim, çok yakışıklı çok karizmatik, çok düşünceli, çok anlayışlı da değilim. Tipik bildiğiniz erkeklerden işte. İyi para kazanıyorum ve en azından orta ölçekli bir araba da sıfır kilometrenin tadına bakmış ara bakımlarda lifttin üstünden bakım için kaldırılışını görmenin keyif verdiği bir yanı yaşamışlığım var.  Karım için de kendi evinde yaşama tadı.

Frene mi basmalıyım, yoksa sağa mı kırmalıyım direksiyonu?

Kızım düşkündür bana. Doğduklarında kulaklarının arkasından mis gibi bir koku yayılır ve büyüdükçe bu koku azalır. Belki de yeniden anne baba olmanız için yüreklendiren en güzel detaylardandır bu koku. Şu sıralar yeniden baba olmak istiyorum ama karımla daha paylaşmadım; hayır demesinden biraz korkuyorum.

Ne yapmalıyım ne yapmalıyım?

İşte aksi olduğum söylenir. Ama ben bunun zekâmla alakalı olduğunu düşünüyorum. Hayatta tek kıskandığım şey benden daha zeki birinin varlığı bir de minik prensesim. Disiplini çok severim ve iş dünyasının tüm kurallarını kullanmaya özen gösteririm. Gösterişli buluyorum. Sadece takım elbise yeterli olmuyor çünkü. Hatta iş dünyasında size verilen suratın bile önemi var diye düşünürüm.

Sağ taraftan çarparak durmayı denemeliyim…

Evde dağınığımdır. Çoraplarımı hiç kaldırmam, yüzümü kuruladığım havluyu yerine bırakmam, duştan sonra çok ıslak bırakma uyarılarına hiç uymam. Çoğu zaman gereksiz ne kadar konu varsa, o konuda karımla küsmüşlüğümüz vardır. Yine de sarıldığım da yumuşar yüzü ve ben bunu kullanırım bazen. Hayatta sevmek önemli ama sevildiğini bilmek çok daha önemli. Ben sevildiğimi bilmenin verdiği rahatlıkla sevdiği hissettirdim karıma biliyorum.  Yine de elimde çiçeklerle kapıda bekleyecek adam olamadım. Bazen kızımı düşünüyorum da…

Sağ tarafa çarpmayı dene…

Faturalarla uğraşmayı sevmiyorum. Otomatik ödeme talimatını da işi inada bindirdiğimden kabul etmiyorum. Karım ayda bir defa işe bir saat kadar geç kalıp faturaları ödemek zorunda bırakıyorum. Adam gibi adam olamadığım noktalarım var tabi ki. Kitap okumam okuyamam üç beş sayfa sonra uyuklarım ama karım okur bizde. Okuduğunu anlatır. Duygusal değilizdir aslında ikimiz de ama …

Öldüğümü anlar mıyım?

bazen insan konuşuyor. En çok da hangimiz önce ölürüz konuşması yapıyoruz. Ölüyoruz ve yeniden evleniyoruz sonra da küsüyoruz. Her zaman tartışmayla bitirdiğimiz konulardan ama bugün sabaha karşı karımın öpücüğüyle uyandım. Bedenim de uyandı tabi. Sonra bir rahatlıkla dinlenme moduna geçtik. İş için İzmit’e gidip gelecektim. Genelde kendine dikkat et konuşmaları yapardık. O sabah başka konuştuk.

“Aykut ben senden önce ölürsem sen yeniden evlenene kadar kızım sana emanet. Sen evlendiğinde anneannesi bakacak. Eğer o hayatta değilse teyzesi bakacak. Eğer teyzesi yoksa da halası bakacak. Ama kesinlikle sana ait başka bir kadın büyütmeyecek”… Hayret edilecek şey ki küsmemiştik.

Arabam tırın altında kaldı.

Küsmeliydik.

“Küsmeliydik” için 2 cevap

  1. dağınık o"da dedi ki:

    Belkide en yakını geldi yazılanlardan bu bana
    okudum okudukça okudum bu farklıydı sanki yada ben öle algıladım hem anlatma tarzı hem anlatılan ayrı bir yer edindi bende sevgiler
    tükenmesin kalesin hiç ..

  2. dağınık o"da dedi ki:

    geçerken yine okumanın tadına vardım
    dediklerim hiç değişmedi yine
    yine aynı heycanla okudum
    Çok ama çok güzel…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir