Thursday, November 23rd, 2017

Kuşlar Yasına Gider – Ali İhsan Toptaş

Kitabı elime aldım şöyle bir iki sayfa okuyup yanımda kitap olmadan dolaşamadığım için çantama koymak gibi fikrim vardı. Hatta o yüzden oda çok sıcak olduğu için birini kullanmadığımız peteğin üzerinde okumak için istiflediğim üç beş kitap karşısında ayakta okumaya başladım.  Şu cümle bitsin bu sayfa bitsin derken önce okuma köşeme sindim, sonra eşimden çay rica ettim, sonra oturduğum yerden oğluma iyi geceler dedim ve tabi ki kitabı okuyup bitirdim. Sonrası için söyleyebileceğim en net şey şudur ki ben bu kitaba bayıldım. Hatta hediye etmek için içimden birkaç kişinin içini geçirdim, mutlaka okumalılar diye düşündüm.

Hasan Ali Toptaş’ın daha önce Heba kitabını okumuştum. Hatırladığım okurken biraz bocaladığım haliyle kendisiyle tekrar yol almak yeniden okur bağı kurmak isteğimi biraz gerilere bıraktığımdı.  Okuyacak başka kitapları olmasına rağmen ben Kuşlar Yasına Gider kitabını beklemişim sanki. Öyle tatlı, öyle huzurlu, öyle tanıdık, öyle düşündürücüydü ki bitsin istemedim. Hikâye kocaman olmasına rağmen öyle naif dokunuyor ki yüreğinize ona kitaba teslim olmamak mümkün değil.  Babalar ve oğullar, oğullar ve babalar ile hayatın gerçek izleri… Kitap içinde öyle derin nefret, kapanmamış yaralar, sıfatları baba ya da oğul da olsa öyle sorumsuz erkeklerin hikâyesi yok. Ölümü karşılama hikâyesi var ki etkilenmemek zaten elde değil.

Son zamanlarda içinde kaybolduğum, gözlerimin dolduğu kendimi ve ölümü de düşündüğüm bir kitap okumamıştım. Teşekkürler Ali İhsan Toptaş. Okuyun, mutlaka okuyun…

Kitap kitaplığımda…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir