Friday, November 24th, 2017

Kendilerine Sakladılar

Mayıs 27, 2010 by  
Filed under Kişisel Bir Şey, Son Eklenenler

Ruhunda ki eğreti elbiseyi her iki eli ile omuzlarından tutarak geriye doğru ittirdi. Sanki bu elbisenin şekli bozulmuş, üzerinde ki emanetliğinden ilk defa rahatsız olduğunu dile getirebilmiş olmasındaki tedirginliğinin hissedilmesinden rahatsız olmuştu. Bunca zamandır görünmeyen havanın, mesafenin davetiyesini isimsizler arasından çıkartabilmiş sayın kelimesi yerine sevdiğim kelimesini ekleyerek adını yazabilmişti. Ne çift olabilme büyüsünü arıyordu ne de böyle bir tazeliği hayal ediyordu. Sadece konudan uzak hiç bilmediğini bildiği bir ele döküyordu. Avuçlarından dökülürde belli olur endişesi olmadan, üstelik tam olarak ne olduğunu bile bilmediklerini teslim ediyordu. Anlatıyordu ve anlatmayı istiyordu.

Kendine bile ketum olabilecek ruhları vardı ve bu ruhlardan ikisinin sahibi tesadüfler sonucu tanışmışlar ve günlerdir ilk defa bu kadar koyu bir sohbetin gidişatına izin vermişlerdi. Aslında her ikisi de belki anlatmayı hak edecek birisini aramışlardı. Konu nasıl oldu da paylaşım alanlarına girdi bilmiyorlardı. Anlattıkça anlattılar, konuştukça ne varsa birikmiş bir nefes gibi dökülsün istediler.

Özlüyorum. Sadece özlemek mi kıskanıyorum da ve suskun kalmak çok yoruyor beni. Neden diye sorma söyleme ihtimalimle bile kaybetme olasılığımı göze alamıyorum. Nasılsa hiçbir zaman tam olarak benim değil ve olamayacak o olsa bile ben yanına gidebilecek kadar cesur değilim ve onu kendimce seviyorum. Bir yazı arasında adını bulduğum kitaplarım en sevdiklerim oluyor ya da adını okuyarak sevmeyi öğreniyorum. Yine de hayalci değilim can yakması da deşmiyor daha güçlü oluyorken sahip olabildiklerine sıkıca bağlayabiliyor biliyorum. Kimsenin suçu yok. Sahip olunan ne olursa olsun kim olunursa olsun hatta adı yasaklı olsun bu ruh şekillenemediğinden aynı şartları hazırlardı eminim. İçinde bulunduğum durum itiraz değil sebepsiz kabul görür bende. Sıralayabilirim sızanları belki ama ne oluyorsa olsun adı yerleşen isim. Dozu, serbest bırakma hakkı ve yaşama şekli kendi penceremin görünmeyen tülünün arkasında ve sadece kendime sakladığımdan ulaşılmaz büyüklükte. Kendime kazandırdığım için her yerde O’nun adı ya da adını taşıyan hecelere olan yakınlığımda aklıma ısrarla kazınan, hep var ama benim için varken özlenen, onun bilmediği sırrıyım. Adı yok. Kural yok. Bildiklerim yok onun tarafında zaten sıfatım da yakın biridir herhalde ve O varken ben olmayı hangi ara unuttuğumu aramaya başladığımdan beri böyleyim.

Birinin birine bağlılık hikâyesini dinlemek değil ama bu bağlılığın başkaları tarafından yaşandığını bilmişlikle devam etti sohbetleri Çağrı ile Ufuk’un. Her ikisinde de yaşamaya devam eden sancıyı anlatabilecek güvenilir birini bulmaya devam etmenin dökülmesi birbirlerine sıra bile vermeden devam ediyordu.
Ufuk devam etti.

Seni öyle iyi anlıyorum ki! Seni seviyorum demek değil benim de O’na söylemek istediğim. Tam olarak söylenmek istenen ben seninle her şeyi yaparım. Ben seni senin istediğin kadar benimserim. Senin karşılığın benim ve sen nerelerdeydin belki de. Konu derin, zamanla büyümek yerine çocuktan çocuk oluyormuş insan. Yakıyor olduğundan bu denli güzel belki diyerek anlatmaya devam ederken sus ne olur itirazıyla birbirlerini üzmekten vazgeçtiler. Sohbetleri devam etti şimdiki yaşantıları ile olasılıkları arasında. Hayali mutluluklarını anlattılar hatta dürüstçe söyleyelim mi gülümsemesi ile günü kapattılar.

Not : Sonu nerede demeyiniz kitaba sakladım : )

“Kendilerine Sakladılar” için 5 cevap

  1. ben dedi ki:

    Sevgili Tüy Kalem ; bi soluk da okudum yazınızı ve inanın devamını çok merak ettim.Neler anımsattı neler yaşattı bana bilemezsiniz demeyeceğim zira bunları yazabilen biri hissettiklerimi de anlayabilecek biridir.Sizi izliyorum ve hep izleyeceğim…Cümlelerinizdeki anlam bütünlüğü , ifadelerinizdeki yalınlık ve akıcılık beni ayrıca mutlu ediyor…

  2. dağınık o"da dedi ki:

    sadece kendine akamaz insan arar yakınındakileri yaşadıklarını anlatabilmeyi
    çok hoş bi başlangıç olmuş devamını sormuyorum 😀 madem istemiyorsun

    sevgiler

  3. Erdinç dedi ki:

    “Bir yazı arasında adını bulduğum kitaplarım en sevdiklerim oluyor ya da adını okuyarak sevmeyi öğreniyorum.”

    “O’nun adı ya da adını taşıyan hecelere olan yakınlığımda aklıma ısrarla kazınan, hep var ama benim için varken özlenen, onun bilmediği sırrıyım.”

    “Seni seviyorum demek değil benim de O’na söylemek istediğim. Tam olarak söylenmek istenen ben seninle her şeyi yaparım. Ben seni senin istediğin kadar benimserim. ”

    Okudum. Sonra yeniden okudum. Sonra yeniden okudum ve bir sigara yaktım. Cümlelerden kendime seçtim bir çıktı aldım ve masama öylece bıraktım. İnanması güç ama herkesde bir keşke var sanırım.

    Tüy Kalem uzun zamandır sessiz sessiz okuyorum sizi. Çalışma arkadaşımın ekranında gördüm ve o an takıldım sözlerinize. Geçilebilecek değiller ama insanın içine içine işliyorsun sen. Gerçekte kimdir bu insan merakı büyüyor. Yorumlama da iyi değilimdir ama sonunda cesareti toplayabildim.

    Teşekkürlerimle

  4. yasemin dedi ki:

    Çok şaşırdım…bu ara yaşadığım, hayatım boyunca başka şeyler yaparken aslında hep yanımda sürüklediğim bir yaşanmamışlığı o kadar iyi ifade etmişsiniz ki cidden şaşırdım.
    Hiç yorum yazmasamda başka yazılarınızıda severek okudum… Teşekkürler…

  5. Vildan dedi ki:

    Adını gerçekden iyi koymuşsun. TüyKalem! Tüy gibi usul usul gidiyor.. Ama ordan geçtiğini hissediyorsun..:).. Takipdeyim…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir