İÇİNDE
Ağustos 13, 2009 by Tüy Kalem
Filed under Kişisel Bir Şey
Farklı farklı mekanları dolaşırken yorulmuştu ayakları. İçinden konuşmasını sürdürüyordu her doğal insanın yapdığı gibi. Üstünde xxx marka lacivert keten pantalonu üstünde lacivertin kusursuz tamamlayıcısı kolsuz beyaz gömleği ve ayaklarında beyazı tamamlayacak beyaz babetleri boynundan çarpraz asılı çantasıyla çok sık göründüğünü bilerek kendinden emin daha önce alışverişini tamamlamak için dolaşırken gördüğü ve kendince iyi olduğuna karar verdiği cafeyi arıyordu. Başı dönmüştü sağa sola bakınmaktan. Zarif görünümlü bir bayanın edebileceği küfürleri içinden kendine ederken aradığı yeri gördü. Son bir gayretle oraya doğru yürümeye başladı.
Topuklarının zonklaması azalmış soğuk bir bardak suyu yudumlamış ve kahvesinin tadına bakar bulmuştu kendisini. Kendisine yakıştıramasa da ara ara yaptığı gibi sigara istedi canı. İlk sorduğu buralarda içilip içilemiyor olmasıydı. Mayıs ayında kendisinin pek de mantıklı bulmadığı yasa hayata geçecek zaten keyif aldığı bir kaç şeye daha sınırlama geleceği için yine kendi kendine söyleniyordu ki onu daha fazla kasacak bir cevap gelmedi. Ve sigarasını yaktı derin bir nefes çekti …
Nefesini veremiyordu. İşte O orada tam karşısında duruyordu. Eski kocası. Eski hayat arkadaşı. Ne zaman eskimişlerdi? Aradan zaman geçsede insanın içine işleyen acı bir tarafı vardı. Bu hikayeyi kimin neden bırakmak istediğinin bir anlamı yoktu. Önemli olan bu hikayenin bitmiş olmasıydı. Sigarasından derin bir nefes daha çekti ve Selim’inde kendisini fark edip etmediğini merak etti. Onun bulunduğu tarafa doğru oturuyordu acaba uzun zamandan beri burdamıydı yoksa onunla aynı andamı oturmuştu? Aman allahım güzel başlamış bir Cumartesi günü ve şuan onsuz kaldığı günlerde kendisiyle yüzleşirken hisettiği acılarını yeniden hissederek bir cafede oturuyor ve kendisiyle istemesede bir kez daha hesaplaşıyordu.
İstemese de beyni onu o noktaya bir zamanlar kendine ait olan adama doğru bakmaya itiyordu. Saçlarında artık hafif bir kırlaşmama vardı ne? Hafif göbek yapmıştı. Elleri her zaman ki gibi bakımlı. Ve kolunda koleksiyonuna kattığı saatlerden biri. Ama ona hediye ettiği saatlerden biri ; beyni onu hemen algılamıştı. Demek hala üzerinde ona kendisini hatırlatacak bir şeyler taşıyordu. Farkında olmadan gülümsedi. Çünkü ondan ayrıldıktan sonra bu kararına çok pişman olmuş, iki yıl gibi kısa sürede birbirlerini tüketmiş, anlayışlı davranmayıp acele etmiş kendilerini çift yapan kararı bir Çarşamba günü tek celsede bitirmişlerdi. Ama biten sadece kağıt üzerindeydi.Demek ki….
Tam o sırada artık gördüğü suliletin tablolaşmış hali gözüne çarptı. Bu tablonun çevreçe içine alınan gerçek kısmını. Şimdi ki karısını ve uzak sayılabilecek bir mesafeden bile tıpkı babasını andıran kızını. Kalbi acıdı. Kalbi acıdığı için daha çok acıdı. Bunu neden yapıyordu kalbi kendisine. Mutlu mesut aile tablosuna bakmayı kesmeliydi bir an önce. Kendisinin hak ettiği bir manzara bu gördüğü. Ama başkaları kendisine ait yeri almıştı. Şu an tüm kalbiyle kıskanıyordu. Hani unutmak zordu. Peki ya saat. Onu neden takıyordu. O saatin hiç bir anlamı yoktu. Sadece kiyafetlerini tamamlayan bir aksesuar. Bırak saati kendisinin bile bir anlamı yoktu. Aman allahım ağlayacaktı neredeyse. Kendisi yıllardır bunun pişmanlığını yaşayarak yeni bir hayat kurmakta zorlanırken Selim hayatını yaşamaya devam ediyordu. Mutsuz olan taraftaydı. O tarafta kalmayı istemiyordu. Hem vardı hem yoktu. İşte hayat . Bitti denince ne bitiyor nede bir kere tadına bakmışsanız birilerini geride bırakabiliyordu. Geçmiş geçmiş olmuyordu. Gelecek ise hep ondan bir şeyler ümit etmek. Ümit etmesen bile bir zamanlar var olanları bir şarkı sözünde, bir kaldırım taşında, bir tabak çorbada, sevdiğin bir rengin içinde buluyordun.
Sigarasını telaşlı söndürdü Aslı. Bir an önce oradan kalkmak istiyordu. Bir an önce yeni hayat kurmak. Yeniden karşılaştıklarında yada onu gördüğünde hiç değilse yanında tıpkı ona benzeyen bir oğlan istiyordu…
Harika bir başlangıç yapmışsınız bloğunuza. Yazılarınız ve tanıttığınız kitaplar okumaya değer. Gün geçtikçe daha da iyi olacağına inanıyorum. Şimdiki hali bile olabildiğince harika. Takipteyim sevgiler.