Sunday, November 19th, 2017

İçimizdeki Şeytan – Sabahattin Ali

icimizdekiseytanKitapların tüm dili her zaman üzerinizde müthiş etkiler bırakmayabilir ya İçimizdeki Şeytan benim için o tür kitaplardan. Kolayca ki bu okuma sıklığınıza göre değişir benim için bir günde okunup kitaplığımda ki yerini almış kitaptır. Kitaplar yıllandıkça hayata ve zamana bakış farklılıkları da onun üzerimizdeki etkisini belirlemeye yönelik olduğunu düşünürsek normal kabul edilmeli.

Kitap kısaca Macide Ömer ve Bedri üçgeninde geçiyor. Hayatları çok büyük acılardan olay içinde olaydan ibaret değil. Aşk var ama hikâyemizde. Kahramanlarımızdan hiç biri bile isteye kimseyi üzme gayretinde olmasa bile bazı şeyleri kurtarabilme yeteneğinde de değil.  Hatta kitaptan alıntılar paylaşmak gibi alışkanlıklarım olmamasına rağmen içime işleyen ve çok sevdiğim şu cümleyi tam da buraya ekleyeyim. “iyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir.”

Ömer bir çırpıda Macide’ye aşık olduğunda kendini o yapan tüm özelliklerinden ötürü karşısındakini mutlu bir kadın yapamayacağını belki de biliyordu ama yine de deneme fikrinden vazgeçmeyerek Macide’ye uzattığı elin sonrasını okuyarak olayların içine daha da katılarak kitabı okuyacaksınız. Sonu okurken tahmin edilesi olmasına rağmen sıkılmadan okuyabilirsiniz. Arada okurken kahramanlarımıza kızabiliyorsunuz ki ben kahramanların yerine geçme seansında Ömer’e ne kadar kızdıysam Macide’nin soğukkanlılığına bir o kadar daha kızdım. Üzüldüm sanırım ben Ömer’e. Gerçek sevgi ya da kimin kimi ne denli sevdiğini hiçbir zaman bilemeyeceğimiz kitaplar hüzünlü. İçimizdeki Şeytan kişinin baktığı tarafa göre değerlendirilmesi gereken kitaplardan. Ben sevdim.

Kitap kitaplığımda.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir