Saturday, November 18th, 2017

Günaydın Geceye

Aslında her şey uyumak için başını yastığa koyduğunda başlar… Önce bir günaydın dersin geceye… Sonra da yaşadıkların için bir bilet alırsın seyircinin sadece sen olduğu sinemaya… Ağır ağır oynar film en bildiğin sahneler için bile alt yazı arar gözlerin sanki o konuşan sen değilmişsin gibi… İzlediklerin özetidir aslında gerçeğinden uzun olan yaşadıklarının… Her şey gözünün önünden geçerken bakışlarını mıhladığın tavandan uzaklaştığını fark edersin, başını koyduğun o yastık dipsiz kuyu olur bir anda düştükçe sonuna gelemediğin, paniklersin tutunacak bir mutluluk ararsın hemen… Yalnız olmadığını hissettirecek küçücük bir şey… Yalan gülümsemelerin, sıfatların arasına dalarsın şuralarda bir yerlerde olacaktı sanki dediğin her anını kalbinin çekmecelerinde ararsın, sert kapatışlar bir sonraki umutsuzluğa açılacak çekmecenin habercisi olarak beyninde çınlamaya baslar… Gözlerini kapamadan da karanlıkta olabileceğini o zaman anlarsın. Saatleri birer birer bırakırken ardında, iyiden iyiye hissettirir hüzün ve yalnızlık kendisini… Kimi Özlediğini bilmeden hasretin en yoğun anını yaşarsın… İşte o vakit bütün hasretini dindiren, karanlığında boğulduğun gecenin sessizliğini yırtan, sabahın ilk habercisi, umutsuzluklarını gömdüğün makber, yalnız olmadığını hatırlatan o ses yükselir minarelerden semaya Allahuekber Allahu….

Not: Bu yazının tüm hakları Murat Çakır’a aittir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir