Sunday, November 19th, 2017

Büyücü – John Fowles

Ekim 22, 2009 by  
Filed under Kütüphanem, Yabancı Kitaplar

Okurken çok keyifliydi. Anlatımını, kolay anlaşılmayan ama özenle seçilmiş kelime oyunları cümlelerini severek okudum. Kısa bir sohbete başlamadan önce kitap hakkında şunu diyebilirim ki okuyun.

“Büyücü” okunurken yoğunlaşılması gereken bir kitaptır. Bu anlamda keyif alırsınız. Olaylar Conchis, Junei Julie, Nıcholos arasındaki zihin savaşıyla dikkat çekiciliğini korur. Fakat tüm hikaye kız arkadaşını terk edip Yunanistan’a dil öğretmenliği yapmayan giden Nicholos’a düzenlenen labirent zincirinden kafayı sıyırmadan çıkmasını anlatır. Fakat daha önce de adını birçok kez duyduğum “Büyücü” Fowles tarafından tekrar tekrar dönüp çeki düzen vererek ve on beş yıla yayarak yazdığı söylenildiği bu kitabın tüm yaşananların kalbi kırık bir kıza dayandırılmasını hayal kırıklığı olarak gördüm. Kendim okuduktan sonra başka okuyucuların yorumlarını okudum birçok kişi ile aynı düşünmediğimi anladım.

İnsanların birçoğunun sevdiği nokta biri az sevildiği ya da terk edildiği için zorla adam edilmeye çalışılan Nıcholos’a yapılanlar olsa da ben kitabın en başından beri buna karşı çıkarak okudum. Yani insan hayatta yanlışlar yapabilir. Ama ana karakter olduğundan kitap tanıtımlarına adı düşmüş Nicholos’un hiçte ne cinsel yönden, nede duygusal anlamda çeki düzen verilmesini gerektirdiği bir karakteri yoktu. İşin bu kısmı biraz zayıf kalıyor maalesef. Onun yerine Hürrem iki diye bahsedilebilirdi Alison’dan. Üstelik zorla beğeniye sunulan bir vücut’ta söz konusu. Hayat her tecrübeye açık olmalı. Gerekirse terk edilmeye de. En başından beri benim zaten olmamışı zorla adam ettim diye ne yapayım : ) Okurken Kırbaç anını iyi değerlendirmediği için çok kızdım Nicholos’a. Fırsatları iyi değerlendiremedi. Artık başka bahara.

Tüm bu anlatımların kitabı keyifle okumuş olmamdan kaynaklanıyor. Yedi yüz sayfalık kırık bir kalbin bir insana neler yapabileceğini kitabımızın ana karakteri sayesinde öğrenmiş olduk. Ama tüm bunlarla birlikte kitap hafiften bir belirsizlikle biter. Son iki güç sayfa da “Hayır, sakın”, dememe rağmen paşa paşa beni affet dediği için kızmış olsam da Nicholos’a, kendiside bunu neden yaptığını tam olarak bilmediğinden her an değişebilir düşüncesiyle nokta koymuş Fowles. Yani ben böyle olmasını istiyorum. Yoksa bal gibi dünden razı Alison. Herkes sevdiklerine sahip çıksın. Çok güzeldi.

“Büyücü – John Fowles” için 2 cevap

  1. zelda dedi ki:

    bir yıldan beri elimde tutup başlayamaya cesaret edemediğim kitabı, nihayet dün akşam bitirdim. Algı ve yorumlama kapasitemi zorladığını itiraf etmeliyim, zaten yazarın amacının da bu olduğunu düşünüyorum. varoluşsal karmaşayı daha iyi irdeleyemezdi bir kitap, gerçi bu yorumlarım da ne kadar doğru ne kadar yanlış onu da bilmiyorum, dediğim gibi kafam çok karıştı. Ancak “bu kitabın tüm yaşananların kalbi kırık bir kıza dayandırılmasını hayal kırıklığı olarak gördüm” yorumuna kesinlikle katılıyorum. benim için spot cümle budur.

  2. Tüy Kalem dedi ki:

    yorumunla yeniden hatırladım kitabı, öyle bir seferde okunacak türden değil gerçekten de, sonu çok farklı olabilir miş belki de yazar da sıkılmıştır yıllarca uğraş uğraş : )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir