Monday, November 20th, 2017

Bir Mola Kadar Düşündüğümde

Eylül 17, 2014 by  
Filed under Kişisel Bir Şey, Son Eklenenler

zamanÇok zor bir karardan sağ salim çıkabilmişliğimiz kaçtır hayatta? Ya da geriye dönüp bakmamaya çalıştığımız ve her şeyiyle bedellerini ödemeye hazır olduğumuz kandırmaca kararlarımıza bağlı mıyız sıkıca? Kimlik önemli değil herhangi biri olabiliriz ya da çok önemli biri… Biliyorum kişiden kişiye değişir her şey ve sahip olduğumuz bakabilme yeteneğimiz… Başkalarını mutlu etmek adına her zaman ilk vazgeçtiğimiz kendimiz mi ? Mesela örneklerine eminim ki yazacağımız kişi çokta isteklerimize ergen inadıyla yaklaştığımız doğru mu hayatta?

Bir kahve molası kadar sustum ve düşündüm. Tanıdıkları arkadaşları bir iki adeti geçmeyen dostlarımı… Sığındıkları liman oluyor muydum onları dinlerken yoksa sadece susmalarımı sevdikleri için döküldükleri boşluk muydum onu da bilmiyorum. Sürekliliğimiz mutluluğumuza bağlı belki de… Mutluluk! Bir insan bedeninde, bir bebeğin elinde, bir ayna görüntüsünde, yerden alınıp eve taşınan bir taş âdetin de bir yanılgıda bir hatanın içinde kıvranmakta belki de… Ben de tam bilmiyorum ya neyse….

Çok detaya gerek yok mutluluk belki de kısacık bir telefon konuşmasının özetinde. ..

“Telefon çalıyor. “……” yazısını görünce bir mutluluk sarıyor beni. Hissediyorum, bütün vücudumun endorfin bombardımanına uğradığını. Tepeden tırnağa bir yumuşama, gevşeme ve hafif bir uçuşa geçtiğini… Uzakta ama bir o kadar da yakınımda. Geçen günlere inat bir güzelliğe on dakikalığına bile olsa sımsıkı sarılmak gibi. Tadını çıkartıyorum sendeki cıvıltıların. Minicik bir örümceğin incecik ipeksi ağındaki halatlara benzetiyorum aramızdaki bağı ve bunu koruyan kişi de sen!. Kendime kızıyorum, neden ihmal ettin, bak o olmasa kim parlatacak eskiyen kalayları!. Lezzetli bir frambuazlı pastanın tadındasın. Her parçasında henüz keşfedilmemiş ve tarifi zor ne tatlı ne ekşi, ne yumuşak ne sert der gibi ama bir türlü tam o kelimeyi bulamayıp kelime dağarcığımın kıtlığına söverken buluyorum kendimi.. Her konuşmamızda ne çok özlediğimi anlıyorum. Neden özler ki insan.. Ya bir şeyini bulmuştur onda, ya bir şeyini kaybetmiştir. Ya da bir sade kahvenin yanına lokum niyetine bellemiştir. Mıknatıs zıt kutupları çeker, zıtlıktan dolayı değil, birbirini tamamladığı içindir. Çünkü kesip alırlar ortasından onu sonra bulunca o kutbu, ışık hızıyla yapışır kalır iki parça. Hatırladıklarımın hepsini tek bir kelimeyle özetlersem: güzellik… deyip çıkarım işin içinden… İyi ki varsın ve ne güzel bir tesadüf ki tanıdım seni… Ay’a benzetiyorum seni. Her ay doğduğunda, ben ona bakıyorum hayranlıkla. Sonra biraz kayboluyor, ben ise yine bekliyorum. Ay bu kadar parlak olmasa dünya geceleri zifiri karanlık… Sevgiler”

“Bir Mola Kadar Düşündüğümde” için bir cevap

  1. sagliklimutfak dedi ki:

    ne güzel yazmışsıın:)) iYİKİ TANIDIM Kİ SENİ:)))

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir