Sunday, November 19th, 2017

Bin Dokuz Yüz Seksen Dört – George Orwell

george orwallElbette başarı tesadüflere bağlı değil. Biraz çalışmak bazen de öngörü üstünlüğü gerekir. Kitap dünyasında ise kültleşmiş olmak öngörü yüksekliğinin ve kelimeleri noktalaya noktalaya anlatmaya bağlıdır. Haliyle bu yüzden bazı kitapların yazım yılları çoktan çok eskileri ifade etse de istekle birçoğumuzun kitaplığında ki yerini almaya devam eder. Bin Dokuz Yüz Seksen Dört benim için bu tür ve ayrıca iyi ki okumuşum diyebildiğim kitaplardan biri.

Kendi içinde üç bölüme ayrılmış bu kitap bireysel özgürlüğe asla izin vermez. Her şeyin kontrolünü tamamen devlete bırakmak üzerine programlanmıştır. Karşı çıkmak ve çıkmayı istemek bireysel olarak sizi siz yapan özelliklerinizi yaşantınıza katmak yasak. Her şey belli bir düzen içinde mutlak itaatle yürüyor. Bu dünyanın kitap içindeki adı Okyanusya başkahramanımız ise Winston Smith.

Kitap başkahramanımızın Lider Partisi tarafından belirlenen yönetim sistemine her an ortadan kaybolabilme ihtimaline rağmen Devrim öncesini, şimdiyi, geleceği merak etmesi ve değiştirebilir miyim düşüncesine, her şeye rağmen Julia’yı yaşamasını ve son olarak da bir umutla sonunda lütfen değişsin dememe rağmen Winston’un işkencelerle sisteme nasıl dâhil edildiğini anlatıyor.

Kitabı okuduktan sonra daha önce okumuşların neden kitapla ilgili her zaman anlatacakları olduğunu daha iyi anladım. Dürüstçe söylemek gerekirse son zamanlarda okumaktan gerçekten çok keyif aldığım ender kitaplardan biri oldu. Henüz okumamışlara rahatlıkla tavsiye edebilirim.

Kitap kitaplığımda…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir