Saturday, May 19th, 2012

Balkon Günlüğü

Ağustos 21, 2009 by  
Filed under Kişisel Bir Şey

Yıllar geçmişti genç çift diye anılmalarının üzerinden. Artık sağlıklarında ki sorunları saymazsak ne Nurdan Hanım ne de Arif Beyin yaşamların da kayde değer bir şey olması beklenemezdi. Biricik yavruların ölüm haberi yıpratmıştı. Keşke yaşayabilseydi. Keşke büyüdüğünü görebilselerdi. Gözlerinin günün birinde kapanacağını bilir ve birbirlerini yanlız bırakma fikri içlerini ürpertirdi. Keşke bir çocukları daha olsaydı.

Mahallenin pek meraklı çifti olmuşlardı. Balkon sefalarına konu komşunun geleni gidenini, saçını makyajını, karı koca tartışmalarını kendilerince değerlendirir; kendilerince bundan değişik bir keyif alırlardı. Nurdan Hanım için neyse de Arif Bey zaman zaman bunu nasıl yaptığına şaşırırdı. Göbekli meraklı bir adam oluvermişti. Mahalleli kabul etmiş, bu hüzünlü iki yüzü çok sever olmuştu.

Her zaman oturdukları balkonlarında bu gün hava ılıktı. Son baharın en sevilen yanı buydu. Terletmezdi, ama üşütmezdi de. Tatlı tatlı sohbet ediyorlardı. Derin sohbetleri sürerken içinde eşya yüklü bir kamyonet hemen evlerinin karşısında ki apartmanın önünde durdu. Bakkal Ramiz efendinin yeni kiracısıydı. Gayrı ihtiyari bir şekilde karı koca yerlerinden balkon korkuluklarına doğru eğilip geleni gideni iyice görmek isteyerek hareket ettiler. Kapılarının hemen karşısında kaldırıma park etmiş araç kalabalık bir aile ile komşuluk yapamayacaklarının ip uçunu çoktan vermişti. Gelenler mutlaka yeni evlenmiş bir çift yada oldukça yaşlanmış karı koca olmalıydı. Kamyonetim küçük olması ve içindeki eşyanın üstünün öylece rast gele kapatılmış olması ilk başta bunu düşündürüyordu . Fakat kamyonetten kimse inmedi. Tam Arif bey şöföre soru soracaktı ki arabanın arkasından motosikletli biri geldi. Bu gelen de kimdi ?

Yorucu bir yolculuk yapmışa benzemiyordu? Yüzünü bir görselerdi. Neciydi ?

Yeni komşuları başında ki kaskı çıkarttığında yüzünde insana güven veren candan bir yan vardı. Meraklarından dolayı kendilerine bakan komşularını fark etmişti. Arif Bey karısının dürtüklemesiyle kendisine gelip komşusunun da kendisini terslemeyeceğini umarak sorusunu sordu.

-Merhaba Bey oğlum .Yeni komşumuz siz misiniz yoksa?

-Evet .Uzunca bir süre komşu olacağız. Çalıştığım hastaneye en yakın yer burası.

Ufuk tek bir soruya karşılık sonra gelenleri engellemek için yada geleceğini çok iyi bildiği için onlar sormadan cevaplamaya devam etti. Böylece hem sohbeti çabuk bitirir hem de bir an önce işe koyulabilirdi. Baktığında Arif Beyin ve Nurdan Hanımın tatlı ve meraklı bir çift olduklarını anlamıştı. Nedense bu çiftçi üzmeyi istemedi. Ve konuşmasını sürdürdü.

-Aslında bu ev benim için büyük ama muayene olarakda kullanmayı düşünüyorum. O zaman daha büyüğüne bile ihtiyaç duyabiliyorsun.

Gülümsemesini devam ederek

-Peki tanıştığıma memnun oldum ben Ufuk. Doktorum.

Sözlerini tamamlayıp tamamlamaz iki katlı binanın kapısından içeri girdi ve hızla merdivenlerini çıkmaya başladı.

Arkasından baka kalan Arif Beyle Nurdan Hanım otorur hallerini alıp soğuduğu belli olan çaylarına bakdılar. Sonra birbirlerine bakıp adamın sıcak kanlı ve ilgili biri olduğunu düşündüler. Artık doktor bir oğulları vardı. Yok canım nerden de oğulları oluyordu. Korkmalarına gerek yoktu. Tansiyonu çıksa şuracıkta hemen yanı başlarında güvenli bir kapı vardı. Evlimiydi acaba? Yok canım hiç evli birine benzemiyordu. Evli olsa motorsiklet kullanırmıydı. Kaybettikleri oğulları büyüseydi oda doktor olur muydu? Yok canım karı kocanın akrabalarından öğretmenlik dışında bir yere gelebilen olmuş muydu? Oğulları da kesin ticaret yapardı. Yakışırmıydı beyaz önlük de ona. Keşke yaşasaydı da hiç yakışmasaydı…

-Bey çaylarımızı tazeleyin mi ? İçeriz bir bardak daha.

“Balkon Günlüğü” için 2 cevap

  1. dağınık o"da diyor ki:

    aklıma ilk gelen dedem oldu
    kendisi rahatsız 2 yıldır evden dışarı çıkmıyor
    ve ben her pazar onu dışarı çıkarabilmek çaba sarfediyorum çünkü ben ne zaman ihtiyacım olsa yanımda o olurdu biliyorum şimdi beni görmek istemediğini söylesede -ki bu rahatsızlığıyla ilgili -
    bana ihtiyacı var biliyorum dedemlerle yaşadığım için belli bir süre her ihtiyacımı da karşılardı
    severdik birbirimizi =) hala seviyorum onu
    sigara içiyorsan kalitelisini içeceksin derdi
    kendide içerdi ama ben onu hiç içerken görmedim
    bildiğim gözlerindeki büyük adamın kendini 4 duvar arasında yok oetmesine izin veriyor
    keşke yaşanmışlara yaşanmamışlar katılmasa…

    sevgiler
    herzamanki gibi soluksuz okudum

  2. kayipsehirler diyor ki:

    yeni sayfanızda size mutluluklar dilerim …tasarım cok güzel olmuş,sevgilerimle…

Bir Cevap Yazın