Thursday, November 23rd, 2017

Atlas Silkindi – Ayn Rand

Bir seferde başlayıp bitirdiğimi söyleyemem. Bir yıllık zaman diliminde boşta kaldıkça bakabildiğim kitap oldu. Aslında bu tür okuma tarzını sevdiğimi söyleyemem çünkü sayfalara yönelmedikçe hakkını veremiyor insan.  Öyle sil baştan yeniden yapılacak kadar da çabuk okunan olmadı. Aslında üç cilt yerine tek parça olanı tercih etmek de olumsuzlaştırıyor. Çünkü elinize alıp istediğiniz gibi köşe bucak taşıyamıyorsunuz.  Siyasi kitaplara ağırlık verdiğim döneme de denk gelmesi masam da boynu bükük gibi uzun süre beklemesine sebep olsa da yine de mutlaka okunmalı dediğim kitaplardan.  Kaldı ki pek tercihim olmasa da yeniden göz atmak istediğim ve belki de sadece ona yoğunlaşıp elimden bıraktığımda yeni bir başlıkla daha rahat konuşabileceğim bir kitap olacak.  Okumaya başladığınızda en çok dikkatinizi çeken şey bireysellikle ilgili güven duygusunun fazla fazla verilmiş olması.  İnsanın kendini bilen yanını çok net algılayabiliyorsunuz ve bunun güzel bir duygu olduğunu kabul etmeyi sevsem de bazenlerini karşıdan daha iyi görmeme yardımcı olduğuna inanıyorum. En azından kendim için.  Sonuçta Ayn Rand tarzı hakkında genel görüş de bu yönde ve insana kendiliği önceliğini iyi düşündürüyor.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir