Saturday, November 25th, 2017

Aşkın Celladı – Irvin D. Yalom

Aşkın Celladı ve Diğer Psikoterapi Öyküleri  – İrvin D. Yalom

Olgunlaşma dediğimiz, başkalarını için beklentide olduğumuz ve beklentilerine cevap verme sorumluluğunu üzerimize yapıştırdığımız sonucunda ise ölüm anının dehşetiyle nasıl yaşadım ki endişesi duyduğumuz şey mi?  Doğmak, olgunlaşmak ve yitip gitmek.

Kitap baştan sona kesinlikle benim cümlelerimi anlatmıyor. Bu sadece benim okurken düşündüğüm ve bir yanı ile kendimi yaraladığım sonra tekrar tekrar iyileştirdiğim düşüncelerimin minicik bir bölümü.  Yine çok başarılı ve yine sorgulatıcı yanı ile baskın, kendine dokunan tarafı ile kendisiyle konuşkan ve tabi ki Yalom .

İçinde birbirlerinden farklı kişiliklerin farklı hikayeleri bulunuyor. İçlerinden bazılarından çok etkilendim. Yanlış çocuk öldü sözüyle Penny’nin durumu, lösemiden kaybettiği kızının gölgesinden kurtulamaması bu hikaye de beni de hırçınlaştırdı. Aşk mektuplarının derdine düşen Dave, hızla zayıflayan Betty ve değişim süreci gibi birçok çarpıcı anlatımla kitaba tutunuyorsunuz. Ama genel olarak her şeyin altında yatan ölüm korkusunu buluyorsunuz. Özellikle belli yaş ortalamasına gelmiş bireyler için bu korkunun dökülme süreci düşündürücü. Sonuçta herkes öleceğini bilse bile gitme anını kendi için hayal edemez gibi geliyor. Bende düşündüm. Birçok defa her kişilik temelinde bu duyguyu çıkarttıkça Yalom, ben de bendekini çıkarttım. Sonuçta herkes gibi yalnız olmak istemediğim en net kararım.

Bu pek yapmadığım ama üzerinde ki etkisine önem verdiğim ender paragraflardan biri olduğu için paylaşmak istedim. Birazdan okuyacağınız paragraf sonrası gerçek ölümümün kimin elinde olduğunu merak ettim. Ne zaman öleceğim nasıl öleceğimden daha çok gerçek ölümün kiminle olacak. Doğdu mu doğacak mı ve ben gerçekten ölümünden kaç yıl sonra öleceğim gibi.  İfadem de çok fazla ölüm geçse de kitap böyle değil belirteyim. Kendim için çok keyifli kitaplardan oldu sizin için de aynısı olacağına eminim.

Ancak, tıraş bıçağının soyu tükenmiş değil. Benim düşüncelerim sayesinde hala yaşıyor.  Biliyor musunuz, ben çocukken yetişkin olan hiç kimse şimdi hayatta değil. Bu durumda ben de, bir çocuk olarak, ölüyüm. Yakında bir gün, belki kırk yıl sonra beni tanımış olan hiç kimse sağ kalmayacak. İşte o zaman gerçekten ölmüş olacağım. Hiç kimsenin belleğinde var olmadığım zaman. Çok yaşlı bir insanın, bir kişiye ya da bir grup insanı tanımış son yaşayan birey oluşu üzerine epey düşündüm. O yaşlı insan öldüğü zaman bütün grup da ölür, yaşayan belleklerden silinir. Benim için o insanın kim olacağını merak ediyorum. Kimin ölümü beni gerçekten öldürecek?”

“Aşkın Celladı – Irvin D. Yalom” için 2 cevap

  1. Vildan dedi ki:

    Hep şunu düşünmüşümdür..Ölenlerin ardından ne kadar bahsedersen, hala unutmadığının/var olduğunun kanıtıdır.. Aklımıza bile gelmeyen giden kisiler, gercekden ölmüştür.. Belkide yazara göre çevremizde her yaş grubuna dair (iyi) yaşanmışlıklarımız olmalı.. belki de “çocuklarınız olsun” sizi yaşatsın da demiş olabilir 🙂 Her ne olursa olsun..Hayata kalıcı bir şey bırakın diyor aslında yazar …

  2. Tüy Kalem dedi ki:

    Gerçekten bırakıp bırakmadığımı öğrenmenin bir yolu olabilseydi keşke. Aslında hepimiz için.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir