Thursday, November 23rd, 2017

Anlatırım Saklayamam

Mayıs 24, 2011 by  
Filed under O ve Z nin Hikayesi, Son Eklenenler

Bazen sürekler gibi sevdiklerinize emri vaki yapmak çok iyidir. Çünkü bu onların sizinle kalmasını, sağlıklı kalmalarını garanti edebilmenin en ucuz bedelli sigorta poliçesi belki de. Sonuçta hislerimin yanılmadığını görmek beni sevindirse bile beklediğim teşhisin eşim için bundan sonra ki yaşam şeklinde değişiklik anlamına gelmesi genç yaşlarda olduğunda üzdü. Üzüldüm.

Neşterin izini bedeninde taşıyanlar daha iyi bilirler ki ne olursa olsun o şey sizi iyileştirirken bazı şeyleri de geri dönülmez derece de hissizleştiriyor. Yani tam anlamıyla iyileşmek mümkün ama tam anlamıyla aynı olmak mümkün değil. İşte o yüzden söz konusu sağlık olunca detay atlamamaya çok inanırım. Tam olarak nasıl başladığını bilmiyorum ama ailesinde çok yaygın olduğunu bildiğimden ve sebepsiz merakla içime doğmuş gibi araştırırken eşimi takibe alma isteğim doğdu.  Özellikle son dört aydır sıkı takip ediyordum. Tansiyonumuz 15 ‘lerde devamlı.  Aslında onun Prof. Dr. Kamil Adalet’e muayene olmasını istiyordum ama ne Amerikan Hastanesinde bulunduğu zamanlarda ne de muayenesinden yakın tarihlere randevu almam mümkün olmadı. Her şey yolunda olursa 27 Haziran Pazartesi akşam 19 da zorla da olsa yer edinebildik. Hastane yoğunluğundan o tarihleri bile gündeme almadı. Ama İzmit Acıbadem de de başarılı olduğunu duyduğum Tuğrul Beye gittik. Sonuç aslında benim tahmin ettiğim eşimin ise “seni kırmamak için geliyorum” sözlerinden dolayı çok şaşırdığı sonuçlarımızı aldık. Tansiyon hastası olmak dışında kalp kapakçıklarımızda da tansiyonumuza bağlı deformasyon oluşmuş bile. Bu çok ileri derece de değil ama illa ki tedavi illa ki kontrol ve illa ki dikkat demekmiş.

Aslında biraz şaşkınım. Bu beni hüzünlendirmedi desem yalan olur. Kaldı ki birazdan yazımı yayınlar yayınlamaz yeniden doktorunun yanına gitmek için İzmit’e doğru yola çıkacağım. Akşamüstü sonuçlarının alınması gereken testlerimiz var ve belki de başka yapılacaklar… Öncelikle şu var ki yan yatmış sağ kol başının üzerinde kalbinin ritmini dinlerken doktorumuz ben o sesin ne kadar önemli olduğunu düşünürken tık tık söylenen şeyler gerdi. Garip bir çekim oldu biliyorum. Daha çok oğlumuzu düşünmek ya da iyi günde kötü günde sözümüzü tutmak için o yola doğru da ilerlediğimizi bilmek, yaş olgunluğunu hissetmek vs vs  o aralarda bir şey sanırım.

Teşekkür ettik ve odadan çıktık.

Yani demem o ki ne bir şeyleri ertelemek lazım ne de birilerine düşünce şiddetine sebep olmak. Yani hayatla sevişgenliği yüzünden ciddiyetsiz olmak değil anlatmak istediğim ama arada bir yerlerde ortalama üstünü hayatın kendisine bırakmak lazım belki de…  Zorluğuna, karamsarlığına, tuhaf tuhaf sürprizleriyle yeterince koşuşturuyor bizi zaten. Gerçi tamam demek pek işe yaramaz onu da bilirim de neyse… Konuyu dağıtmayayım. Üzüldüm, sıkıldım, anlattım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir