Tuesday, November 21st, 2017

Ağustos’un Yarısı

Ağustos 12, 2010 by  
Filed under Şah-Mat, Son Eklenenler

Sonbaharı severim dediğimde aman ya itirazcılarını görmenizi isterim. Herkes mi muhalefet olur? Herkes mi itirazda bulunur?  Yaz iyidir, sıcaktır, ısınma derdin olmaz, çamaşırı asarsın kurur. Şort tişört sandalet üçlüsü rahattır, kadınlar için tırnağa kırmızı oje olmalıdır gibi konuşmalar ama haksız mıyım?  Der gibi anlatılır. Deniz kum bira, akşama kurtlara elveda, sabah sadece yüzü yıka sonra koşmaya gibi benim kafiyeli yazdığım ama arkadaşlarımın hadi kabul et baskısı için verdiği güzel örneklerdir. Eh yaz iyidir ama…

Soğuğu severim ben. Bedenim yorgan altında burnum az üşümüş, ayaklarım kireç gibi bembeyaz dondum itirazımla sabah olduğunda, değmeyin kaliteli yaşam performansıma. Dişler fırçalanmış macunun mentolü nefesinizle içinizde, yumurta yemişsiniz ne bardakta ne tabakta kokusunu pek az hissetmişsinizdir mesela.  Sigara az rahatsız edici, teriniz kendinizin duyacağı kadar,  kıyafetleriniz kuru, hiç alışkanlığım olmasa da bir sonra ki güne belki giyilebilirdir. Aşk daha tutkulu, sıcak mesafesi geride kaldığında sık anımsanır olur. Duygusal şarkılara eşlik etmek kolay, misafiri evde ağırlamaya daha istekli evet dersiniz.  Sözlerle sıkı yakınlıkta daha kolay daha samimi olur, tam aklınızdakileri dökmeye başlarken dikkatinizi dağıtmazsınız. Hatta çok önemli toplantı stresinde yine sabahı sabah eder, güne aynı canlılıkla daha kolay devam edersiniz. Oysa sıcakta gözlerinizi açık tutma ihtiyacı doğar, mandal sadece çizgi film kahramanlarına mı iyi mi geliyordur gibi aklınızın almayacağı taktikleri kendinizde denersiniz. Kısaca sıcağı  tabi ki herkes gibi yine de severim  ama bu yıl çok fena…

Son iki haftadır ne çalışmak istiyorum, ne de herhangi bir şey yapmak. Tüm enerjim siliniyor gibi. Öyle üşengeçliğim tuttu ki hazırdakileri bile ellemiyorum.  Kimi görsem aynı yılgınlıkta, aynı şikâyetleri sıralıyor. Bencilce belki ama biraz rahatlıyorum. Arada arkadaşlar arasında, eve gidince klimanın yanaklarından öpücem, şortuma üzerine uyacak tişört hediye edip kendimi sevindirecem gibi esprilerle sıcak mızmızlığı yapıyoruz. Hatta dışarıda ki işler bitip akşam kahvesi için toplanıldığında su ve sabun neden kullanmıyorlar geyiğinden midelerimizi de bulandırıyoruz.  Sonuçta ne serinlemiş oluyoruz ne de neme bağlı yapışkanlıktan kirli kirli görünen siluetlerimizi düzeltebiliyoruz; ama ağustosun yarısı yaz yarısı kış geçer sözünün gerçekliliğini merakla test etmek istiyoruz. Bakalım şunun sırasında bir şey kalmadı. Ağustosun diğer yarısı seni çok seviyoruz.

“Ağustos’un Yarısı” için 3 cevap

  1. Vildan dedi ki:

    Yinede sıcak olsun,ama nem olmasın .. en güzeli bahardır.. ne üşütür ne bezdirir .

  2. yasemin dedi ki:

    En sevdiğim mevsimdir sonbahar..ne baharın ilk soğuk vurgununda düşecek çiçekleri vardır ağaçların nede küskündür gelen kışa yapraklar..ve hiç bir mevsimde görülmemiş sarıları görürsünüz sonbaharda en çokta bu sarılar için seviyorum sonbaharı..

  3. Tüy Kalem dedi ki:

    Yasemin baştan sona çok güzel demişsin pek de iyi etmişsin çünkü bende senin gibiyim.

    Evet sıcak çekiliyor ama nem asla : )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir