Sunday, November 19th, 2017

Aldatılmak Güzeldir – Ayşe Kardeşoğlu

Mart 30, 2010 by  
Filed under Kütüphanem, Yerli Kitaplar

İnsan var mı ki aldatılayım istesin? Aslında neden olmasın? Aldatılmışsın, kandırılmışsın bir yerlerde kalbin çok acımış ama soran olursa “ben, ben, ben” diye anlatabilirsin kendini. Sonra vicdanın misler gibi rahat. Affedebilmişsen “sen zaten, sen zaten, sen zaten” şeklinde baskı yapmak için de elinde kozların olmuş olur. Genel bakış budur aslında ama Aldatılmak Güzeldir de durum […]

Biz Kaldık

Mart 29, 2010 by  
Filed under Kişisel Bir Şey

Gecenin sabahına hiç kapanmadan tanık oldum yine Arada ıslanmasa da alışkanlığımdan değişen yastığımı ters düz ediyordum Camı kapatan tüle iliştirilmiş, her saydığımda üçyüzaltmışyedi çıkan anlamsız şekli tanıyordum Ve Aynamda ki yansımayı seyrediyordum Düşmekte istiyordum kalkmakta, ağlamakta ağlatmakta doğaldı hayatta. Gerekçelere sızanlar olurdu belki yeni bir bebek ismi bulmak gerekebilirdi Ama zaman sığ bir düşünce de […]

Cin Ali Benim Olsun

Mart 26, 2010 by  
Filed under Şah-Mat

Durup durup geçmişi hatırlama huyunuz tutar bazen. Üç dört yaşlarıma kadar inebiliyorum ben. Annemle paylaştığımda daha büyük olduğum dönemlerimi hatırladığımı söylüyor. En belirgin hatırladıklarımdan biri küçücük bir evimizin olduğuydu. Bir oda bir salon sanırım. Annem ve babam evde sabahlara kadar çalışır, babam el arabasıyla pazarda satardı yaptıkları poğaçaları, börekleri. İşte o zamanlar destek olsun diye […]

Aşk ve Acı İhanet ve Kehanet – Rahmi Vidinlioğlu

Mart 24, 2010 by  
Filed under Kütüphanem, Yerli Kitaplar

Farklı. Alıştığımız gibi değil. Ne çok özgür ne de çok akıcı olamıyorsunuz bazen. İçinde kaybolabileceğiniz cümleler olduğu gibi bu sözlere dikkat et üzerinde düşün      der gibi büyük harflerle yazılmış kelimeler de var. Okurken kaçırdığım bir detay olabilir mi, bir yerlerde başka bir kapının açılışı bu cümleler olabilir mi diyerek okudum bazen. Çünkü başlangıçları aynı, […]

Çalıntı

Mart 22, 2010 by  
Filed under Kişisel Bir Şey

İnsanların içine girdiğinden beri huysuzdu Lara. Sanki gazı varmış gibi ayaklarını karnına çekiyor yüzünü kızartıyordu.  Çok vakit geçmeden ağlama nöbetine tutulur gibi huysuzlanmaya başladı. Alışverişi yarıda kesmeye karar verdi Orçun. Altını kirlettiğini düşünüyordu. Hemen en yakın bebek bakım odasına yöneldi. Lara şiddetlice ağlıyordu. Orçun’un panik halinde “Karnı mı açıktı? Altını mı pisletti? Yoksa hasta mı […]

Next Page »