Kütüphanem

Hayli zamanlar geride kalır insan hayatında. Bazıları şekillenir ve anlatılır. Dinleyenler olur bazen yada boşver deyip çekip gidenler. Arada ufak sıcak bir samimiyet bulursun yada içine işlemiş bir cümlenin içinde kaybolursun. Sonralar vardır ve hep anlatılacaklar. İşte onlardan birkaçı...

Sesini Duydum

Konuşursun sesin yüksektir de engellerin vardır. Keşkelere ve sabırla bekleyişe , eşlik edeceklerin olsun istersin. İşte o desteğin küçük bir bölümüyüm. Sen geri dönmeyi bekleyen bir kağıt ta olabilirsin dokunma diye bağıranda. Yeterki sen haklı ol. Yanındayız...

Şah Mat

Tamamen kendine programlı bir anlatış. Hayır demek için de evet demek için de belki en çok tartışacağımız mekanımız. Susamadığım ve susamayanların yeni mekanı.

Kişisel Bir Şey

Burası hal pazarı cinsinden. Sende varsın bende...

GUNUN SOZU

Sahip olunması zorunlu tek şey var: Ya yaradılıştan ince bir ruhtur bu, ya da bilim ve sanatlar tarafından inceltilmiş bir ruh...

Nietzsche

Son Eklenen YAZILARIMIZ:

İyi ki Doğdun

İyi ki Doğdun

Üç kardeşiz biz. İki kız bir oğlan. En büyükleriyim ben. Annemle babam otuz yılı aşkın süredir beraberler; kavuşma hikâyeleri de var. Yokluk ve zorluk gibi kavramlar bizim çok fazla hissettiğimiz duygu değil, ama birlikten kuvvet doğar ve çalışan her zaman kazanır sözü babamızdan örnek aldığımız davranış türlerinden biridir. Annem az, babam çok sever çocukları. Belki de her kadından daha fazla sever erkekler çocukları… Gerçekten yıllarca beraber çalışmışlardır karı koca. Arada hatırladıklarım var ama hiç anımsayamadıklarımda. Sonra yıllar sonra yeniden anne baba olma ihtimali doğunca sil baştan yeniden yapmak zor gelmiştir belki de ama bugün evin en küçüğü olması dışında hepimizin en sevdiği Çakır çiftinin en küçük çocukları, biz büyüklerin en küçük kardeşi olma sıfatıyla Murat’ımızın doğum günü. Abla olarak anlatabileceğim çok şey var tabi. Ama O’nu kardeşim olması dışında özel yapan şeyler de var. En sık aradığım, en çok kendimi tereddütsüz paylaşabildiğim, borç istenmesi gerekiyorsa rahatça alabildiğin, şoför koltuğu tartışmasında şartsız yenildiğim, annem de hafif can sıkıntısı sezdiğinde hayırdır diye sorabildiğim ve her şeyden önce bana koşulsuz desteğini sunabildiği için değerlidir benim için.

Her daim sevgiyle, sağlıkla, hedefleri tamamlama yolculuğunda kol kala, samimi, içten, sıcacık bir ömrün başladığı yılların olması dileğimle. Doğum Günün Kutlu Olsun. İyi ki doğmuşsun…

Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

Aşka dair sığ ya da coşkulu yürek tarifini okumak her zaman keyifli değildir. Çünkü insan yaşadığını kendi bilir ve ne kadar anlatmaya çalışırsa çalışsın bir noktada tıkanıp kalacaktır hissi oluşur fikrimde.  Fedakârlığı bazen çok saçma, bazen çok gereksiz, bazen de anlamayan taraf için sorun teşkil ettiğinden iç karartıcı bulurum. Fakat bu sevda hiç sıkmadı.

İçine kapanık, güvensiz dünyalarında birbirlerine denk gelen iki kişidir onlar. Bir resim sergisinde günlerce izlenecek, izlenmeye değer bulunacak kadar bağlanılacak kadındır Maria Puder ve onu kayıtsız şartsız itirazsız kabul edendir Raif. Derinlerde coşkulu, yüzeyde mesafeli ama çok bağlanılmış aşklarını Raif’in ağzından okursunuz. Sonunu tahmin etmek zor olmasa hiç sıkılmadan okuyacağınız türdendir. İlk başlarda çok merak uyandıran bu kişiliğin ilerleyen sayfalarda çözülmesi de şaşırtır sizi. Bu kitap sanki Masumiyet Müzesi’nin başka bir dili başka bir anlatımı hissi uyandırdı bende. Zira her ikisinde derin ve ölmez aşkı buluyorsunuz. Akıcı dili ve olaylara başlama açısından çok başarılı. Mutlaka okumanızı dilerim.

Yolda Üç Kişi – Tuna Kiremitçi

Yolda Üç Kişi – Tuna Kiremitçi

Bazı kalemlerden çıkan kitaplara okuma isteği duyamıyorum. Bazen hediye edilip bir kenarda hatır için tutulur bu kitaplar, ya da emri vaki yapılıp “mutlaka oku” uyarısına ağzı büktürme ile kalsın bakalım söz vermiyorum iletisi sunup daha da bir baskı oluşturursunuz üzerinizde. Birçoğunuzda vardır belki anlata anlata bitirilmeyince uzaklaşma ihtiyacı. İşte Tuna Kiremitçi bende kuptun iten tarafındaydı ve yeni siparişlerimi beklerken arada okudum kitabı.

Adından anlaşılacağı gibi üç kişinin ilişkilerini anlatır bu kitap. Halil, Yakup ve Leyla’nın hikâyesini.  Zamanları ve şartları farklıdır, sevdikleri başka sevenleri başkadır. Konusuyla dikkatimi çekmese de dilinin akıcılığını yok saymam mümkün değil. Karakterlerini de güzel tasvirlemiş. Okunmaz değil.  Ama Türk edebiyatında farklı bir tarz çizmiş de değil. Yine de yazma adına yaptığı çalışmalarından dolayı takdiri hak ediyor. Başka bir kitabıyla daha çok anlaşabileceğimi ümit ediyorum. Keyifle okumanız dileğimle.

Şizofreni Yalnız Oynanmaz – Rahmi Vidinlioğlu

Şizofreni Yalnız Oynanmaz – Rahmi Vidinlioğlu

Cümleme nasıl başlamam gerektiğim konusunda kararsız kaldığım bir kitap. Alıştığımız, özellikle çok okuyanlar için ilk birkaç sayfada sonuna ulaşılabilinecek türden değil. Gerçekten farklı. Uzun uzun anlatmayı da kısacık cevapları da buluyorsunuz. Devrik cümleleri sevenler için çok başarılı. Zira ben bu tarzı gerçekten kendime çok yakın bulanlardanım. Üstelik okurken altı çizilecek, tekrar tekrar dönüp okunabilecek türden cümleler çok. Okunup kısacık bir düşünülecek, belki yaşantınızda bir yerlere yerleştirilecek cümleler kitaba yoğunlaşmayı sevdirecektir. Yine de bu nokta da kısacık not iliştirmek isterim ki kitaba gerekli sabrı vermelisiniz. Kitaba dâhil olma isteği olmalı zira kitap bir çırpıda okunup bitirilecek türden olmadığından ilginizi vermekte zorlanabilirsiniz.

Duyguları düşünün. Uzun uzun anlatılsın ve bir de İstanbul olsun. Her şeyin sebebi. Bazen içine dâhil edilmiş bazen ölesiye nefret edilmiş. Bir adam olsun. Adını çok sonraları öğrenin. Adı Cenk olsun.

… DevamInI Okuyunuz

Site ici Arama:

E Posta Abonelik:

E Posta Adresinizi Giriniz:

Tüykalem Facebook

Birazda Müzik :)

Here is the Music Player. You need to installl flash player to show this cool thing!



Kütüphanem

Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

Mart 8, 2010

Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

Aşka dair sığ ya da coşkulu yürek tarifini okumak her zaman keyifli değildir. Çünkü insan yaşadığını kendi bilir ve ne kadar anlatmaya çalışırsa çalışsın bir noktada tıkanıp kalacaktır hissi oluşur fikrimde.  Fedakârlığı bazen çok saçma, bazen çok gereksiz, bazen de anlamayan taraf için sorun teşkil ettiğinden iç karartıcı bulurum. Fakat bu sevda hiç sıkmadı.
İçine kapanık, [...]

Yolda Üç Kişi – Tuna Kiremitçi

Mart 5, 2010

Yolda Üç Kişi – Tuna Kiremitçi

Bazı kalemlerden çıkan kitaplara okuma isteği duyamıyorum. Bazen hediye edilip bir kenarda hatır için tutulur bu kitaplar, ya da emri vaki yapılıp “mutlaka oku” uyarısına ağzı büktürme ile kalsın bakalım söz vermiyorum iletisi sunup daha da bir baskı oluşturursunuz üzerinizde. Birçoğunuzda vardır belki anlata anlata bitirilmeyince uzaklaşma ihtiyacı. İşte Tuna Kiremitçi bende kuptun iten tarafındaydı [...]

Şizofreni Yalnız Oynanmaz – Rahmi Vidinlioğlu

Mart 2, 2010

Şizofreni Yalnız Oynanmaz – Rahmi Vidinlioğlu

Cümleme nasıl başlamam gerektiğim konusunda kararsız kaldığım bir kitap. Alıştığımız, özellikle çok okuyanlar için ilk birkaç sayfada sonuna ulaşılabilinecek türden değil. Gerçekten farklı. Uzun uzun anlatmayı da kısacık cevapları da buluyorsunuz. Devrik cümleleri sevenler için çok başarılı. Zira ben bu tarzı gerçekten kendime çok yakın bulanlardanım. Üstelik okurken altı çizilecek, tekrar tekrar dönüp okunabilecek türden [...]

Son Yorumlar:

  • Tüy Kalem: mehbupcum yaş ilerleyince insan anlıyor demişsin ya işte çok haklısın. Olgunlukla birlikte sakin daha akılcı dönem başlıyor sanırım ve daha düşkün olm...
  • mehbup: Kardeş ne olursa olsun,çok farklıdır..Sıkıntında derdinde tasanda her zaman yanındadır..Yaş ilerledikçe daha çok iyi anlıyor.. Murat'ının kardeşinin ...
  • dağınık o"da: İnsanları olduğu yerden alıp başka bir yere götüren kitaplardan yani benim için öyle =) gerçekle hayalin kesişme noktası... Altı çizili cümleler ne ...
  • Tüy Kalem: Her ziyaretçi ayrı ayrı değerli önemli benim için. Rahmi Vidinlioğlu siz beni şaşırtan bir incelik göstermiş bulunuyorsunuz. Gerçekten teşekkür ederi...
  • Hakan Yılmaz: Rahmi Vidinlioğlu'nun bu kitabını daha önce okumuştum. 2008 yılında sanırım. Çok güzel özetlemişsiniz gerçekten. Rahmi Bey pek alışık olmadığımız...